Sinema dünyasının efsane ismi Harrison Ford, eleştirilerinin dozunu artırarak Trump’ın devlet yönetme biçimini hedef aldı. Ford, mevcut yönetimin somut ve tutarlı bir dış politikasının bulunmadığını savunurken, askeri adımların tamamen Trump’ın kişisel arzularına ve keyfi kararlarına göre şekillendiğini iddia etti. Usta oyuncunun bu çıkışı kısa sürede küresel çapta yankı uyandırdı.
Korku ve gerilim edebiyatının usta kalemi Stephen King, tartışmayı hukuki bir boyuta taşıdı. ABD Anayasası’na göre savaş ilan etme yetkisinin yalnızca Kongre’de olduğunu hatırlatan King, Trump’ın bu yetkiyi çiğneyerek sınırları aştığını savundu. Ünlü yazar, anayasal suç işlendiğini öne sürerek başkanın derhal görevden alınması gerektiğini vurguladı.
Marvel evreninin sevilen yüzü Mark Ruffalo, Trump’ın damadı Jared Kushner’ın bölgedeki varlığına dikkat çekerek, bu ziyaretlerin barışa değil savaşı körüklemeye hizmet ettiğini iddia etti. Oyuncu John Cusack ise durumu daha stratejik bir pencereden değerlendirdi. Cusack’a göre bu askeri hamleler, hem İsrail Başbakanı Netanyahu’nun taleplerini karşılamak hem de ABD iç siyasetindeki kaostan dikkatleri başka yöne çekmek için kurgulanmış bir “dikkat dağıtma” operasyonu.
Popüler dizi “White Lotus”un yıldızı Carrie Coon, ABD yönetiminin barışçıl politikalardan uzaklaşarak adeta bir “Savaş Bakanlığı” gibi çalıştığını dile getirdi. Ünlü komedyen Rosie O’Donnell ise Trump’ın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ve yönetimin sistematik olarak yalan söylediğini belirterek, azil sürecinin bir an önce başlatılması talebinde bulundu.




Yorumlar kapalı.