1. Haberler
  2. Hayat
  3. İHH’nın dikkat çeken bağımlılık raporu kamuoyuna duyuruldu

İHH’nın dikkat çeken bağımlılık raporu kamuoyuna duyuruldu

Basın toplantısında konuşan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, bağımlılıkların sadece münferit bir sağlık ya da asayiş sorunu olmadığını; gençliği, aile yapısını ve toplumun güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu ifade etti. Atalay, “2025 saha raporları uyuşturucu, bahis ve alkol kullanımına başlama yaşının 15’ten 13’e düştüğünü göstermektedir. Türkiye’de 18 milyonu ilk, orta ve lise, 6 milyonu üniversite olmak üzere toplam 24 milyon öğrenci bulunmaktadır. Bu rakama eğitimde ya da istihdamda olmayan 5 milyon ‘ev genci’ ile 30 milyona yakın korunması gereken genç nüfusumuz var” şeklinde konuştu.

featured

Basın toplantısında konuşan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, bağımlılıkların sadece münferit bir sağlık ya da asayiş sorunu olmadığını; gençliği, aile yapısını ve toplumun güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu ifade etti. Atalay, “2025 saha raporları uyuşturucu, bahis ve alkol kullanımına başlama yaşının 15’ten 13’e düştüğünü göstermektedir. Türkiye’de 18 milyonu ilk, orta ve lise, 6 milyonu üniversite olmak üzere toplam 24 milyon öğrenci bulunmaktadır. Bu rakama eğitimde ya da istihdamda olmayan 5 milyon ‘ev genci’ ile 30 milyona yakın korunması gereken genç nüfusumuz var” şeklinde konuştu.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişinin madde ve davranış bağımlılığı taşıdığına dair güçlü veriler bulunduğuna yönelik açıklamasına atıf yapan Atalay şunları söyledi: “Emniyetin NARKOLOG Projesi anketinin uyuşturucu madde kullanımına dair verileri, bağımlılığın ‘yakın çevre’ ve ‘merak’ ekseninde geliştiğini teyit etmektedir. Uyuşturucu kullanan gençlerin yüzde 74,4’ü maddeyi ilk kez arkadaş grubundan veya yakın çevresinden temin ettiğini söylemiştir. Kullanıcıların yüzde 71,2’si 15-24 yaş aralığında uyuşturucuyla tanışmaktadır. Önleyici politikaların bu yaş grubuna odaklanması gerekiyor” dedi.

Türkiye’de suça bulaşmış çocuk sayısının 2025’te 186 bin 256 olduğunu belirten Atalay, Ekim 2025’teki İçişleri Bakanlığı verilerine göre Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan toplam 420 bin 904 mahkûmun 149 bin 523’ü uyuşturucu suçlarından hapis yattığının altını çizdi.

18-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 5,4’ünün sürekli olarak yasa dışı bahis oynadığını aktaran Atalay şöyle konuştu: “2002’de 5 olan yasal resmi şans oyunu sayısı, 2025’te 13’e yükselmiştir. MASAK Eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, Türkiye’de yaklaşık 8-10 milyon arası düzenli yasadışı bahis oynayan bir kitle olduğunu aktardı. IPSOS’ Araştırma şirketinin 2025 Haziran ayında yaptığı saha çalışmasında, düzenli alkol tüketen kesim 2020’de 13,8 milyon kişiyken, 2025’te 17,3 milyon kişiye artmıştır. 18 yaş üstü nüfusta düzenli alkol tüketim oranının yüzde 28’den yüzde 33’e çıktığı anlaşılmaktadır.”

Türkiye’nin en çok sigara içilen ülkeler sıralamasında dünyada dokuzuncu; Avrupa’da ise üçüncü sırada yer aldığını belirten Atalay, “Ülkemizde 18 ila 19 milyon sigara kullanıcısı bulunmaktadır. Her iki erkekten biri ve her dört kadından biri sigara kullanmaktadır. Çocuk genç ve yetişkinlerin Türkiye’de internet bağımlılık oranı yaklaşık yüzde 13 civarındadır. Teknoloji kullanımının yüzde 64’ü eğlenme ve zaman geçirme, %27’si haberleşme, sadece yüzde 9’u eğitim ve araştırma amaçlıdır. Geçtiğimiz hafta ülkeyi yasa boğan Maraş’ta ve Urfa da yaşanan elim olaylarla birlikte internet oyunu bağımlılığı tekrar gündeme geldi. En çok oynanan oyunun Türkiye’de yaklaşık 4 milyon aktif oyuncusu bulunuyor, günlük oynayan kişi sayısı ise yaklaşık 500 bin. Türkiye’de milyonlarca ergen çocuk ve yetişkinlerin bağımlı haline geldiği en az 7 popüler oyun var.” dedi.

AMATEM’deki uyuşturucu bağımlılığı tedavilerinin başarı oranının yüzde 3 gibi çok düşük oranda olmasının ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Atalay, “Kısa süreli detoks yerine uzun süreli 1-3 aylık tedavi yöntemi tartışılmalıdır. Mevcut saha gözlemleri, başarının anahtarının ‘sosyal tedavi’ aşamasında yattığını göstermektedir. Madde bağımlılığının tedavisinde biyo-psiko-sosyal yaklaşım esas alınmalıdır. Özellikle tedavi ve sonrası süreçlerde sistematik boşluklar büyük sorun olarak görülmektedir. Bağımlılıkla mücadele stratejimiz, sadece ulusal sınırlarımızla kalmamalı; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve öğrenci nüfusumuzun yoğun olduğu bölgeleri de kapsamalıdır. Özellikle Avrupa’da yaşayan Türk toplumu ve Kuzey Makedonya KKTC’deki üniversite gençliğinin kumar ve uyuşturucu bağımlılık sarmalı tehlikesi altında olduğu görülmektedir.

İHH’nın dikkat çeken bağımlılık raporu kamuoyuna duyuruldu

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.