Kaygı, korku, yas ve suçluluk gibi duygular, bir deprem felaketinin ardından en sık karşılaşılan psikolojik tepkiler arasında yer alır.
Bu yoğun duygusal karmaşa, bireylerin normal yaşam akışını önemli ölçüde etkileyebilir.
İstanbul’da beklenen büyük deprem 7.8 büyüklüğünde olabilir! Prof. Dr. Cenk Yaltırak, tarihi açıkladı
Haberturk’te yer alan habere göre, deprem sonrası birçok kişi, sürekli olarak bir sarsıntı yaşandığı yanılgısına kapılır.
Bu durum, hem fiziksel hem de psikolojik faktörlere dayanır.
Vücudumuzdaki denge sistemi, iç kulaktan, gözlerden ve uzuvlardan gelen bilgileri işleyerek dengemizi korur.
Beyin bu verileri hafızasında tutar ve çevresel hareketleri öngörmek için kullanır.
Ancak deprem gibi sıra dışı ve sarsıcı bir olay, bu hassas denge mekanizmasını geçici olarak bozabilir.
Örneğin, bir aracın gürültüsü veya ani bir titreşim, beyinde tehlike algısını tetikleyebilir ve bu da kaygı düzeyini artırabilir.
Bu durum, beyne gerçekte olmayan sarsıntı sinyalleri göndermesine neden olur.



