Küçük balkonlarda zemin alanını özgür bırakmak, ferahlığın ilk kuralıdır. Saksılarınızı yerlere dizmek yerine, duvarlara asacağınız dikey saksılıklar veya korkuluk saksıları sayesinde hareket alanınızı genişletebilirsiniz. Mimarların da önerdiği bu dikey çözümler, göz hizasını yukarı taşıyarak balkonun olduğundan daha yüksek ve geniş algılanmasını sağlıyor. Duvarlara monte edilen ahşap paletler veya metal kafesler, hem bitkileriniz için şık bir sergileme alanı sunuyor hem de derinlik algısını artırıyor.
Balkonun havasını değiştiren asıl sihir, güneş battığında ortaya çıkar. Herhangi bir elektrik tesisatına veya kablo kalabalığına ihtiyaç duymadan kullanabileceğiniz güneş enerjili LED lambalar, balkonunuza anında romantik bir hava katıyor. Zincir marketlerde dahi kolayca bulunabilen bu uygun fiyatlı minik ışıkları korkuluklara sararak veya tavandan sarkıtarak, alanın çehresini tamamen değiştirebilirsiniz. Doğru ışıklandırma, balkonunuzun sınırlarını flulaştırarak dar alanın yarattığı o sıkışmışlık hissini anında dağıtıyor.
Soğuk beton görüntüsü, küçük balkonların en büyük düşmanıdır. Bu kasvetli havayı dağıtmak için jüt halatlar ve hasır detaylardan yararlanabilirsiniz. Eskiyen saksılarınızı jüt halatlarla kaplayabilir, zemin üzerine atacağınız küçük bir hasır kilimle balkonunuzu evin bir parçası haline getirebilirsiniz. Renkli minderler ve sıcak dokulu kumaşlarla desteklenen bu bohem tarz, balkonun sadece bir dış mekan değil, huzurlu bir dinlenme köşesi olarak algılanmasını sağlıyor.




Yorumlar kapalı.