Konuşmasında liderlik kavramına değinen Aslan, “İki kişinin olduğu her yerde iktidar söz konusu olur. Bu kötü bir şey değil, kişiler arası iletişimin doğal bir parçası. Bireyler arasında ve hayatın doğal akışı içinde markalar, paydaşlar ve toplum arasında da denge, güç ve iktidar her zaman eşit değildir; bir taraf çoğu zaman daha baskındır, yön verir, belirler. Liderlik yapar, yönetir” dedi. Girişimcilik ve iş hayatında liderliğin önemine dikkat çeken Aslan, “Kişi lider mi doğar, yoksa lider olunur mu?” sorusuyla öğrencileri düşünmeye davet etti.
İletişim becerilerinin liderliğin temelini oluşturduğunu vurgulayan Aslan, “Her bir meslek ve girişim için gerekli olan iletişim becerilerinizi, beden dilinizi, hitap yeteneğinizi geliştirdiğiniz takdirde, ne iş yaparsanız yapın liderlik gücünüzü yönetebilirsiniz” dedi. Aslan, kendi dilinizi ve kelimelerin gücünü doğru kullanmanın, iktidar, girişimcilik ve liderlik konularının güçlendirici parçaları olduğunu belirtti.
Yapay zekâ çağında bile ancak duygu katılarak seçilmiş kelimelerin değerini koruduğunu söyleyen Aslan, “Yapay zekadan yararlanırken kendi duygularınız, eğitiminiz, birikiminiz, sezgilerinizden kopmamalısınız. Anılarınız, öğrenciyken yaşadığınız tecrübeler, sosyal hayatta öğrendikleriniz, ailenizden getirdikleriniz, özel yetenekleriniz ve iş tecrübeleri sizi siz yapar, farkınızı ortaya koyar ve biricik, benzersiz olarak ustalaşırsınız” dedi. Ayrışmak isteyen gençlere “Kendinize has olanla üretin. İnsan emeği ve birikimi daha da değerli hale gelecek.” çağrısında bulundu.
Aslan, öğrencilere “Ne yaparsanız yapın farklı işlerde çalışın. İnsanları tanımak girişimci olmanın temelidir. Sosyal medyaya dengeli zaman ayırın, sizin üzerinizde güç kurmasına müsaade etmeyin” önerisinde bulundu. Özgüvenin görgü, bilgi ve deneyimle geliştiğini vurgulayan Aslan, “Güven ve itibar hazırlıklı olmakla, deneyimlemekle ve bunları belgeleyerek biriktirmekle olur” dedi.
Hayalleriniz öyle değerlidir ki başarabilirseniz sadece kendiniz kazanmazsınız ülkenin ekonomik büyümesine katkınız olur diyen Aslan, “Hayallerimizi gerçekleştirdikçe ülkenin toplam ekonomisine katkımız olur. Benim kârım şirketimin, ulusun kârı demektir. Kurduğunuz şirketi verimli bir şekilde yönetirseniz bu ekonominin kârı anlamına gelir. Adam Smith’in kişisel çıkar yaklaşımına göre bireylerin üretmelerindeki temel motivasyon kendi çıkarlarını maksimize etmektir. Bireyler bu motivasyonla üretim yapmaya başlayınca da ulusal çıkar maksimize olur. Şirketlerin kârı, bir ülkenin toplam ekonomisinde önemli bir rol oynar. Şirketlerin kârı, ülkenin gelirini artırarak, vergi gelirlerini yükseltir ve istihdamı teşvik eder. Bu da ülkenin ekonomik büyümesine katkıda bulunur.
Girişimcilik ruhu; yenilik, istihdam, üretim ve ihracatla birleştiğinde ülke ekonomisini güçlendirir. Her yeni fikir, her yeni istihdam fırsatı, milli gelirde bir artış anlamına gelir.
Aslan, “Hayallerimizi gerçekleştirirken topluma değer katmayı da hedeflemeliyiz. Başarılı bir şirket sadece kâr eden değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, istihdam ve toplumsal sorumluluk ilkelerini benimseyen şirkettir,” diye ekledi.



