Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre evlilik, sanıldığı gibi bir aşk yuvası değil; güvenin inşa edildiği bir yaşam ortaklığıdır. “Sevgi buharlaşır, ama güven varsa ilişki ayakta kalır” diyen Tarhan, evliliğin temel direğinin güven olduğunu vurguladı. Tarhan’a göre ilişkide güven ortamı sağlanamazsa, sevgi zamanla anlamını yitirir.
Evliliğin sürdürülebilirliği için sadece sevgi yeterli değil. Tarhan, “Birbirinin aynısı olmak değil, denk olmak önemlidir” diyerek, evlilikte sosyal, kültürel ve ekonomik denklik arandığını ifade etti. Empati kuramayan, yalnızca kendi çıkarlarını düşünen bireyler evlilikte sorun yaşar. Evliliğin en büyük düşmanı ise ben merkezciliktir. Empatik ilişki kurabilen bireyler, evlilikte daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir iletişim geliştirir.
Tarhan, genç çiftlere evlilik öncesi gözlerini dört açmalarını, evlilikten sonra ise yarı kapalı tutmalarını öneriyor. “Artık birbirinizin gözlerine değil, birlikte aynı yöne bakmalısınız” diyen Tarhan, evliliği bir gemiye benzeterek, “Gemi kaptanı hata yaptı diye gemi batırılmaz” ifadesiyle sabrın ve anlayışın önemine dikkat çekti. Sürekli eleştirmek yerine, çözüm odaklı yaklaşmak evliliği kurtarabilir.

Evlilikte romantizm döneminin 6 haftadan 2 yıla kadar sürebildiğini aktaran Prof. Dr. Tarhan, bu süreci güç ve kişilik çatışmalarının izlediğini belirtti. Bu dönemde çiftlerin bağ kurabilmesi için akıllı ve yapıcı çözüm yolları bulması gerektiğini ifade etti. Romantizmin sonlanması genellikle çocuk sahibi olduktan sonra gerçekleşiyor. Bu noktada çiftler, bireysel alanlara yöneliyor ve duygusal mesafe artabiliyor.
Tarhan, kadın ve erkek beyinlerinin stresle başa çıkma şekillerinin farklı olduğunu anlattı. Erkek stres anında içine kapanırken, kadın konuşarak rahatlamayı tercih eder. Bu biyolojik farklılıklar, evliliklerde iletişim kazalarına neden olabilir. Ancak bu farklılıklar doğru yönetilirse evlilikte denge sağlanabilir.




Yorumlar kapalı.