Sosyal medya bildirimleri, işle dolu takvimler ve sürekli bağlantıda kalma hali artık dinlenmeyi bile zorlaştırıyor. Tatilde bile zihnini susturamayan birçok insan, JOMO felsefesiyle bu kısır döngüden çıkış arıyor. Z kuşağı, telefon ekranlarını bir kenara bırakıp bedenini ve zihnini dinlemeye yöneliyor.
Hogapage’in 3.300 kişiyle gerçekleştirdiği anket, bu değişimin verilerini ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 15’i günlük yaşamın onları fazlasıyla yorduğunu, üçte biri ise sağlıklı yaşam tarzını sürdüremediğini ifade etti. Yüzde 50’den fazlası ise tatillerinde sağlıklı beslenme, spor, ruhsal denge ve kişisel gelişimi bir arada sunan bütünsel bir deneyim aradığını belirtti.
Tatilcilerin üçte birinden fazlası, uzmanlar tarafından sunulan bireysel programlara ve kişisel koçluk hizmetlerine de ilgi duyuyor. Bu da gösteriyor ki tatil artık sadece bir kaçış değil, yaşam alışkanlıklarını iyileştiren bir süreç olarak görülüyor.
Mintel’in 2024 Z Kuşağı Yaşam Tarzları Raporu’na göre, gençlerin ilk sıradaki önceliği fiziksel ve zihinsel sağlık. Ardından bunu mali denge, sosyal ilişkiler ve kişisel ilgi alanları takip ediyor. Yani tatil planı yapılırken artık bölge değil, deneyim ön planda tutuluyor.




Yorumlar kapalı.