Araştırmacılar; YouTube, TikTok, Facebook, Instagram ve X üzerinden 5.000 gönderiyi inceleme altına aldı ve sonuçları çarpıcı oldu. Paylaşımların %56’sı bilimsel dayanaktan uzak ya da tamamen yanlış bilgiler aktarıyor. Özellikle gençlerin tanı için bu platformlara başvurması, uzmanlarca büyük bir risk olarak tanımlanıyor.
Platformlar arasında yapılan kıyaslamada TikTok, yanlış bilginin en fazla yayıldığı mecra oldu:
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, her 7 gençten biri ruhsal bozukluğa sahip. Araştırma yazarlarından Eleanor Chatburn, sosyal medyadaki dikkat çekici videoların gençleri sahte bir farkındalığa sürüklediğini aktarıyor. “TikTok içerikleri, gençlerin normal davranışları bile bir hastalık belirtisi sanarak kendilerine yanlış tanılar koymalarına yol açabiliyor” uyarısını yapıyor.
Uzmanlar, sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin yalnızca yanlış algı oluşturmadığını, ayrıca ciddi durumların hafife alınmasına ya da yanlış tedavi yöntemlerinin benimsenmesine de yol açıyor. Bu durum, bireylerin profesyonel klinik destek almasını geciktirerek sağlık sorunlarının daha fazla kötüleşmesine sebebiyet verebiliyor.




Yorumlar kapalı.