El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu’nun ekvator çevresinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal değerlerin üzerine çıkmasıyla oluşan bir iklim olayı olarak biliniyor. Normal koşullarda Pasifik’te doğudan batıya doğru esen rüzgârlar sıcak suyun batı kesimlerde birikmesine neden oluyor. Ancak El Nino dönemlerinde bu rüzgârlar zayıflıyor ya da yön değiştiriyor. Bunun sonucunda sıcak su doğuya doğru hareket ederek geniş bir alanda deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesine yol açıyor. Bu durum yalnızca Pasifik bölgesini değil, atmosfer dolaşımını değiştirerek dünyanın farklı bölgelerindeki hava düzenlerini de etkileyebiliyor.
Yeni iklim modellemeleri, Pasifik’teki sıcaklık anomalilerinin hızla arttığını ve bunun güçlü bir El Nino’nun gelişmekte olduğunu gösterdi. İklim bilimci Daniel Swain de değerlendirmesinde bu ihtimale dikkat çekerek, mevcut göstergelerin giderek daha güçlü bir El Nino sürecine işaret ettiğini belirtti. Uzmanlar ayrıca Pasifik üzerinde ölçülen güçlü batı rüzgârlarının sıcak su kütlelerini doğuya taşıyarak bu süreci hızlandırdığını ifade ediyor.
Tarihsel verilere göre güçlü El Nino dönemleri genellikle küresel sıcaklık rekorlarının kırıldığı yıllarla örtüşüyor. Bu nedenle iklim bilimciler, önümüzdeki yıllarda sıcaklık ortalamalarının yeniden yükselme ihtimaline dikkat çekiyor.
İklim bilimci Zeke Hausfather, gelişmekte olan El Nino’nun küresel sıcaklık tahminlerini yukarı yönlü etkileyebileceğini belirterek, özellikle 2027 yılının kayıtlardaki en sıcak yıllardan biri olabileceğini ifade etti.
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Meteoroloji Uzmanı Dr. Güven Özdemir, El Nino’nun Türkiye’yi doğrudan değil dolaylı olarak etkilediğini söyledi. Türkiye’nin iklimini belirleyen ana sistemlerin Atlantik jet akımı, Azor yüksek basıncı, Kuzey Atlantik Salınımı ve Sibirya yüksek basıncı olduğunu belirten Özdemir, güçlü bir El Nino’nun bu sistemler üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre güçlü bir El Nino durumunda Türkiye’de özellikle:




Yorumlar kapalı.