Çalışmayı yürüten Dr. De’Broschi R. Herbert, bu buluşun tıp açısından büyük önem taşıyabileceğini belirtiyor. Herbert, parazitin ağrı sinyallerini bloke etmek için kullandığı moleküllerin izole edilmesi halinde, opioid bazlı ilaçlara alternatif yeni nesil, bağımlılık yapmayan ağrı kesicilerin geliştirilebileceğini söylüyor.
Şistosomiyazis uzun yıllar boyunca Afrika, Orta Doğu ve Güney Amerika ile sınırlıydı. Ancak artan seyahatler ve iklim değişikliğinin etkisiyle parazitin Avrupa’ya yayıldığı bildiriliyor. Son dönemde İspanya, Portekiz ve Fransa’nın bazı bölgelerinde vakalara rastlandı. Uzmanlara göre küresel ısınma, Avrupa’daki tatlı su kaynaklarını parazitin yaşaması için daha elverişli hale getiriyor.
Hastalığın ilk işaretleri kaşıntı ve cilt döküntüsüyle başlıyor. Daha sonra ateş, öksürük, ishal ve kas ağrıları görülebiliyor. Ancak bu belirtiler birçok farklı hastalıkla karıştırıldığı için şistosomiyazis sıklıkla yanlış teşhis ediliyor. Tedavi edilmediğinde kısırlık, körlük, organ yetmezliği ve mesane kanseri gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Hastalığın tedavisinde praziquantel isimli ilaç kullanılıyor. Uzmanlar, enfeksiyon riskine karşı tatlı sularda yüzülmemesini, çıplak ayakla dolaşılmamasını öneriyor. Parazitlerin tuzlu ve klorlu sularda yaşayamadığı belirtiliyor.




Yorumlar kapalı.