New York Post’un aktardığına göre Horvath, ABD’deki standart akademik test sonuçlarını kapsayan geniş veri setlerini incelediğini belirtti. Bu verilerin, Z kuşağının kendilerinden önceki nesle kıyasla daha düşük okul başarısı gösteren ilk kuşak olabileceğine işaret ettiğini söyledi.
Kongre’ye yaptığı sunumda, uzun yıllardır ölçülen akademik performansın tarihsel olarak her nesilde artış eğilimi gösterdiğini hatırlatan Horvath, bu eğilimin ilk kez Z kuşağıyla birlikte tersine döndüğünü öne sürdü.
Araştırma: Milenyum kuşağı, daha uzun süre genç kalıyor
Horvath’a göre bu değişimin en önemli nedenlerinden biri, gençlerin hayatında ekranların merkezi bir yer tutması. Günümüz gençlerinin uyanık oldukları sürenin yarısından fazlasını ekran başında geçirdiğini belirten bilim insanı, insanların biyolojik olarak yüz yüze etkileşim ve derin odaklanma üzerinden öğrenmeye daha yatkın olduğunu ifade etti.
Ekran üzerinden öğrenmenin gençleri “yüzeysel okurlar” hâline getirdiğini savunan Horvath, zihinsel çaba gerektirmeyen öğrenme süreçlerinin en güçlü zihinleri bile köreltebileceğini söyledi.
Horvath, teknolojiyi tamamen reddetmediğini özellikle vurgulayarak sorunun kullanım biçimi olduğunu dile getirdi. Okullarda ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini savunan nörobilimci, öğrencilerin derin odaklanma gerektiren çalışma alışkanlıklarına geri dönmesinin önemine dikkat çekti.Bu kapsamda, öğrencilerin sınavlara hazırlanırken kitap okuyarak yoğun çalışma yaptığı eski yöntemlerin yeniden teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.




Yorumlar kapalı.