Gündem 8 ay önce“Kurumların ve kuralların etkisizleştiği, güçlünün hükmünü dayattığı bir dönemdeyiz. Dünya, büyük güçlerin ticaret, teknoloji, finans ve coğrafi üstünlük rekabetinin bir savaş gibi yaşandığı kırılgan bir dönemden geçiyor. İstikrarsızlığın ve huzursuzluğun eksik olmadığı bölgemizde çatışmaların biri bitip diğeri başlıyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde yeni husumetler kışkırtılıyor, yeni ittifaklar kuruluyor. Ülkemizi bütün bu altüst oluşun olumsuz etkilerinden korumak için ulusal birliğimizi sağlamlaştırmaya, akılcı ve serinkanlı bir bölgesel siyasete ve kapsayıcı ve kucaklayıcı bir iç siyasete ihtiyacımız var. Dünyanın ve bölgenin bu halinden zarar görmemek için hem milletimizin hem devletimizin dayanıklılığını artırmamız gerekiyor. Bu da ancak kapsayıcı ve demokratik bir siyasetle, kutuplaşmamış bir toplumla ve temel meselelerini çözmüş bir ülkeyle mümkün ancak muhaliflerin baskı altına alınıp siyasi yarış dışına itilmediği, siyasi rekabetin adil ve demokratik olduğu, yargının gerçekten adil olduğu ve temel sorunlarını çözmüş bir ülkede devlet ve millet dayanıklı ve kuvvetli olabilir.