Son Yazılar

Polatlı

Eylül’ün Babasından Yürek Yakan Sözler: “cani, Yavrumu Boğarak Öldürmüş”

Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaybolduktan 7 gün sonra cinayete kurban gittiği ortaya çıkan ve cansız bedeni bulunan Eylül Yağlıkara’nın babası İbrahim Yağlıkara, kızının mezarını yalnız bırakmamak için uzun bir süre daha köyden ayrılmama kararı aldıklarını belirti. Baba Yağlıkara, kızının Polatlı’ya taşınmayı çok isteğini ama nasip olmadığını belirterek, ikamet ettikleri Bursa’dan Ankara’nın Polatlı ilçesine taşınma kararı aldıklarını söyledi. Yağlıkara cinayetle ilgili Adli Tıp’tan gelen bilgilere göre, “Cani, yavrumu boğarak öldürmüş” dedi.Polatlı’da kaybolduktan bir hafta sonra cansız bedeni elektrik direğinin dibinde gömülü olarak bulunan ve cinayete kurban gittiği ortaya çıkan 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın acılı babası İbrahim Yağlıkara, Eylül’ü defnettikten sonra tanıyan veya tanımayan çok sayıda vatandaşın halen köye gelerek taziyede bulunduğunu söyledi. Ayrıca çok sayıda kişinin telefonla kendisini aradığını belirtti.“Kızım Polatlı’ya taşınmayı çok istiyordu ama ona nasip olmadı”Yaklaşık 12 yıldır Bursa’da bir halı firmasının bayiliğini yürüten İbrahim Yağlıkara, evi dahil her şeyinin Bursa’da olduğunu belirtti. Kızının sürekli Polatlı’ya taşınmak istediğini ama bunun ona nasip olmadığını kaydeden Yağlıkara, yaşanan bu olay sonrası ailesi ile birlikte Ankara’nın Polatlı ilçesine taşınma kararı aldıklarını söyledi. Yağlıkara, “Kızımın mezarını yalnız bırakmamak için de uzun bir süre daha köye kalacağız” ifadelerini kullandı.“Cani, yavrumu boğarak öldürmüş”Üzüntülü baba İbrahim Yağlıkara, cinayet ile ilgili açılan dava kapsamında Uğur K.’nın tutuklu olduğunu ve dün Uğur K.’nın annesi Huriye K.’nın da tutuklandığını belirtti. Baba Yağlıkara, Adli Tıp raporuna göre kendisine gelen ilk bilgileri de İHA ile paylaştı. Baba Yağlıkara, “Cani, yavrumu boğarak öldürmüş” dedi. Eylül’ün Babasından Yürek Yakan Sözler: “cani, Yavrumu Boğarak Öldürmüş”

Mamak

Ankara’daki cinayetin zanlıları Antalya ve Isparta’da yakalandı

Ankara’nın Mamak ilçesinde bir kişinin öldürülmesiyle ilgili aranan 2 katil zanlısı Antalya ve Isparta’da düzenlenen operasyonla yakalandı.

Polatlı

Eylül cinayetinde babadan yürek burkan karar!

Polatlı’da kaybolduktan bir hafta sonra cansız vücudu elektrikÿdireğininÿdibinde gömülüÿbulunan ve cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Eylül Yağlıkara’nın acılı babası İbrahim Yağlıkara, DHA’ya konuştu. Baba Yağlıkara, Eylül’ü defnettikten sonra milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok rakamda yurttaşın hali hazırda köye gelerek taziyede bulunduğunu söyledi. Ayrıca çok rakamda kişinin telefonla kendisini aradığını belirten İbrahim Yağlıkara, yaşanan hadisenin tüm Türkiye’yi üzdüğünü ifade etti.

Polatlı

Karabük’te Çocuk İstismarı Protesto Edildi

Son günlerde yaşanan çocuk istismarları ve kaçırılmaları nedeniyle Karabük’te kadınlar, omuzlarında çocuk tabutu taşıyarak eylem yaptı.Ağrı’nın Bezirhane köyünde bayramın ilk günü kaybolan ve cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir ve Ankara Polatlı’da öldürülen 8 yaşındaki Eylül için Karabük kent meydanında bir araya gelen bir grup kadın basın açıklaması yaptı. Eyleme KARDEMİR işçilerinin yanı sıra Çelik-İş Sendikası şube yetkilileri ve vatandaşlar da destek verdi. Üzerinde gelinlik ve Türk bayrağı olan temsili çocuk tabutları ile eylem yapan kadınlar, çocuk istismarı ve cinayetleri için siyah kurdele takarak tepkilerini ortaya koydu. Kent meydanında ellerinde Leyla ve Eylül’ün fotoğraflarının yanı sıra ’İdam isteriz’, ‘Bana yapılanlara sessiz kalmayın’ yazılı pankartlar taşıyan grup, sık sık ’İdam isteriz’, ‘Çocuklara uzanan eller kırılsın’ sloganları attı.Toplanan kalabalık adına konuşan Filiz Çınar, çocuk istismarının başlı başına bir felaket olduğunu belirterek, “Dün Eylül, bugün Leyla. Peki yarın hangimizin çocuğunun, hangi annenin yüreği yanacak. Daha kaç tane meleğimizi vahşice katledecekler. Bebeklerin, çocukların tacizlerine karşı çıkıyoruz zannederken, yaptıklarınızla, söylediklerinizle o tecavüzün gerçekleşmesine yardım ve yataklık ediyor olabilirsiniz. Kadınlar her gün tecavüze uğruyor tanıdıkları veya tanımadıkları kişiler tarafından. Kıyıda köşede, karanlıkta, iş yerlerinde, hatta kocaları tarafından tecavüze uğruyorlar. 3 yaşında, 3.5 yaşında, 4 yaşında çocuklar tecavüze uğruyor. İçimizi en çok bu olaylar yakıyor. En çok bu olaylarda öfkemize, aklımız, ruhumuza, ciğerlerimize sarmalıyor bizi. Çocuklara istismar başlı başına bir felaket. Bu felakete tepki gösterip dikkat çektiğini sanıpta öfkemizi artıranlar da var” dedi.Açıklamaların ardından kadınlar, omuzlarına aldıkları üzerinde gelinlik ile Türk bayrağı serili tabutla birlikte Yenişehir bölgesine kadar yürüyerek olaysız bir şekilde dağıldı. Karabük’te Çocuk İstismarı Protesto EdildiKarabük’te Çocuk İstismarı Protesto Edildi

Polatlı

Yıldırım’ın Çocuk Ölümleri İle İlgili Açıklaması

Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Kerem Yıldırım art arda yaşanan çocuk cinayetlerine tepki gösterdi.Yıldırım, Ankara Polatlı’ da Eylül ve Ağrı’ da küçük Leyla’nın kaybolduktan sonra ölü bulunmaları ile ilgili sendika binasında basın toplantısı düzenledi.Kayıp çocuk vakalarının arttığını ifade eden Yıldırım, “Çocuk istismarı çoğalıyor ve çocuk cinayetleri sıradanlaşıyor. Bu olaylar bizi bir gerçeği bir daha düşünmeye davet ediyor ve geleceğimiz için acil tedbirler almamız, suçlulara hak ettiği cezayı behemehal vermemiz, önleyici ve koruyucu nitelikte uzun vadeli politikalar belirlememiz gerekiyor. Çocukların istismar edilerek katledilmesi öylesine korkunç bir vahşet ki, birçoğumuz, çocukların kaza sonucu ölmüş olmasını dahi temenni etti. Maalesef Eylül çocuğumuzun katil zanlısının Eylül’ü arama çalışmalarına dahi katıldığını, telefonunda çocuk istismarı kayıtlarının olduğunu ve daha korkuncu kendisinin de bir baba olduğunu öğrenince insanlığımızdan utanacağımız bir yere geldiğimizi müşahede ettik. İki masum evladımızın art arda gelen ölüm haberlerinin tüm ülkede, toplumun her kesiminde oluşturduğu üzüntü ve öfke hepimize bazı gerçekleri çok çıplak bir şekilde gösterdi. Savunmasız masum çocuklara dönük her türlü şiddet, istismar ve katledilme olaylarının toplumda oluşturduğu sorgulamanın temelinde, yitirdiğimiz bu evlatlarımızla birlikte toplumdan iyilik, merhamet ve vicdanın da eksildiği gerçeğidir. Nitekim katledilen sadece çocuklar değil, masumiyet, insanı ilişkiler ve toplumsal güven zeminidir” şeklinde konuştu.Çocuk istismarı ile ilgili yasal düzenlemeler konusuna değinen Yıldırım, “İlk olarak adi ve vahşi katillere hak ettikleri ceza verilmeli. Sonrasında mesele sadece ceza boyutuyla bırakılmadan bu tür vahşetleri ortaya çıkaran etmenler hassas bir şekilde analiz edilmeli, caydırıcı cezaların yanında önleyici tedbirler alınmalı, çocukları koruma konusunda bütünlük arz eden bir tarzda eğitim, hukuk ve sosyal boyutlarıyla konu ele alınmalıdır. Çocukların korunmasında bütüncül bir yaklaşımın geliştirilmesi, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve içişleri Bakanlığı’ndan, Basın Medya Enformasyona kadar ilgili tüm kamu kurumlarının, bu konuda çalışmalar yürüten STK’lar ve akademik camianın işbirliği içerisinde ortak adımlar atması ile mümkün olabilir. Bu tarz olaylarda medyaya da büyük görevler düşmektedir. Toplumun dikkatini çeken bu olayları bir reyting malzemesi olarak görmekten imtina ederek, haber dilinin hem maktulün ailesini incitmeyecek hem de diğer ailelerde güvenlik paranoyasına neden olmayacak şekilde kurulması konusunda hassasiyet gösterilmelidir. İnsani hasletleri yozlaştıran etmenlerin, insani değerleri ayakta tutma dirayetinden daha hızlı yayıldığı her şartta maalesef bu gibi menfur olayların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. Eğitim-Bir-Sen olarak yarınımıza umut olan çocuklarımızın korunması için her türlü çabanın bir parçası olduğumuzu bir kez daha deklare ediyor ve bu olayların bir daha yaşanmaması için önleyici tedbirlerin Kamu-STK işbirliği ile etkin bir şekilde geliştirileceğine inanıyoruz. Bu vesile ile bu menfur olayları lanetliyor, evlatlarımızın kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Yargı ve yasal düzenleme süreçlerinin yakın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz” diye konuştu.

Polatlı

Trakya Birlik Hizmet Filosunu Güçlendirdi

Trakya Birlik, Tekirdağ Entegre Tesislerde yapılan törenle kooperatif, fabrika ve bölge müdürlüklerine 31 adet hafif ticari araç, 9 adet kamyon ve 11 adet tır teslim ederek, hizmet filosunu güçlendirdi.Trakya Birlik Basın Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamada, “Birliğimize bağlı Kooperatiflerimizde ortaklarımıza sunulan hizmetlerimizin kalitesinin arttırılması, fabrikalarımız ve bölge müdürlüklerimizin lojistik ağının genişletilmesi için alınan, 31 adet hafif ticari araç, 9 adet kamyon ve 11 adet tır, Trakya Birlik Tekirdağ Entegre Tesislerde yapılan törenle kooperatif, fabrikalarımız ve bölge müdürlüklerimize teslim edildi. Birliğimize bağlı Edirne, Havsa, Keşan, Lalapaşa, Tekirdağ, İpsala, Malkara, Saray, Bursa, Karacabey, Balıkesir, Biga, Susurluk, Silivri, Kütahya, Ezine, Emirdağ, Kaynarca ve Polatlı Kooperatiflerimize 19 adet hafif ticari araç; ayrıca Birliğimiz Entegre Tesislerimiz, Karacabey Yağ Fabrikamız ve Bölge Müdürlüklerimize alınan toplam 11 adet tır, 9 adet kamyon ve 12 adet hafif ticari araç için Entegre Tesislerimizde düzenlenen teslim töreni, Kooperatif Yöneticileri ve Birliğimiz Yönetim Kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi” denildi.”Hedef karlılığımızı mutlaka arttırmak zorundayız”Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen, teslim töreninde yaptığı açıklamada, “Bugün burada birliğimizin hesaplamaları dahilinde 19 kooperatifimizin daha fazla üretim yapabilmeleri açısından ihtiyaç olan hafif ticari araçların teslimi için beraber olmuş durumdayız. Araçları kooperatiflerimiz ihtiyacına göre üretimlerini arttırmak için kullanacaklardır. Trakya Birliğin yatırımları sürekli devam ediyor. Biz göreve geldiğimiz günden beri bunları reklama dönüştürmedik. Bugün yapılan yatırım, sadece şurada gördüğünüz rakam yaklaşık 2 milyon TL yani eski rakamla 2 trilyon civarında. Bu araçların alınmasının birinci sebebi kooperatiflerimizin ortaklarımıza çok daha iyi ve seri bir şekilde hizmeti götürebilmeleri içindir. Ama bunun yanında da kooperatiflerimizin karlılıklarını arttırmaları bir diğer sebebidir. Hedef karlılığımızı mutlaka arttırmak zorundayız. Biliyorsunuz yeni kanun düzenlemesi 11 Nisan 2013’te gerçekleşti. O günden bu tarafa da kooperatiflerimizin nasıl karlı duruma gelir bunun çalışmalarını yapıyoruz. Ve çok şükür belli bir noktaya geldik” dedi.”Alınan araçların kooperatiflerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum”Sezen, kendisinin de tüm birlik üyeleri olduğu gibi ayçiçeği üreticisi olduğunu hatırlatarak, “Çünkü o vesile ile bu görevlerde bulunuyoruz. Bir yandan üretimimizi gerçekleştirip diğer yandan kooperatifimize de sahip çıkacağız. Kooperatifimize sahip çıkarsak karlılığımız hep artacaktır. Türkiye’de bizim gibi 17 tane Tarım Satış Kooperatifleri Birliği vardı arkadaşlar 2005 yılından sonra bizim gibi ayakta kalan birkaç tane Tarım Satış Kooperatifleri Birliği var. Bunların içinde çok şükür nazar değmesin inşallah Trakya Birlik bir numara. Trakya Birlik’in bünyesinde bin 500 civarında personel çalışıyor. Bu personelin bugüne kadar ben görevde olduğum süre boyunca dahi maaşlarının ödenmesi bir gün bile gecikmedi. Allah da bundan sonra geciktirmesin inşallah. Kurum iyi yönetilirse başarı da arkasından gelir. Ben hepinize bu vesile ile teşekkür ediyorum. Alınan araçların kooperatiflerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun var olun” diye konuştu. Trakya Birlik Hizmet Filosunu Güçlendirdi

Polatlı

Iğdırlılar Leyla Ve Eylül İçin Toplandı

Iğdır’da sivil toplum kuruluşları, Ağrı’nın Bezirhane köyünde bayramın ilk günü kaybolan ve cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir ve Ankara Polatlı’da öldürülen 8 yaşındaki Eylül için basın açıklaması yaptı.Öğle namazının ardından Ulu Cami önünde toplanan sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar minik Leyla ve Eylül için bir araya geldi. Sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Bir-Sen Başkanı Erkan Çiğdem, son günlerde ülkede çocuklarla ilgili kayıp, istismar ve katledilme haberlerinin ülkeyi büyük kaygıların eşiğine getirdiğini belirtti. Çiğdem, “Önce Ankara Polatlı’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül, daha sonra Ağrı’da bayramın ilk günü kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’den vahşet kokan acı haberler aldık. Kayıp çocuk vakaları artıyor, çocuk istismarı çoğalıyor ve çocuk cinayetleri sıradanlaşıyor. Sosyal medya tepkisinin dışında hiçbir adım atılmıyor. Bu olaylar bizi bir gerçeği bir daha düşünmeye davet ediyor ve geleceğimiz için acil tedbirler almamız, suçlulara hak ettiği cezayı vermemiz, önleyici ve koruyucu nitelikte uzun vadeli politikalar belirlememiz gerekiyor. Maalesef, mesele sadece iki çocuğumuzun katledilmesiyle sınırlı değil. 2017 yılında 387 çocuk cinsel istismara uğradı. TÜİK verilerine göre 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuk için kayıp başvurusu yapıldı. 2016 yılında 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi. Kayıp bildirimi yapılan çocukların maalesef yüzde biri bulunamıyor. Dolayısıyla, kaybolan, bulunamayan, istismara uğrayan veya katledilen çocuk vakaları bu ülkenin mutlaka çözmesi gereken temel meselelerinden birisidir” dedi.

Polatlı

GÜNCELLEME – Minik Eylül’ün katil zanlısının annesi de tutuklandı

Ankara’nın Polatlı ilçesinde 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan katil zanlısının annesi de tutuklandı.

Polatlı

Başkan Çoban: “çocuk Cinayetleri Sıradanlaşıyor”

Çocuk cinayetleri ile ilgili konuşan Memur Sen Antalya Temsilcisi Mustafa Çoban, ülkede kayıp çocuk vakalarının arttığını, çocuk cinayetlerinin sıradanlaştığını belirtirken, caydırıcı cezaların yanında uzun vadeli çözümlere ihtiyaç olduğunu söyledi.Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban, Türkiye’yi yasa boğan çocuk ölümlerine karşı sosyal medya tepkisi dışında somut bir adım atılmadığını belirtti. Çoban, “Önce Ankara Polatlı’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül ve akabinde Ağrı’da, Ramazan Bayramı’nın 1’inci günü kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’den vahşet kokan acı haberler aldık. Kayıp çocuk vakaları artıyor, çocuk istismarı çoğalıyor ve çocuk cinayetleri sıradanlaşıyor. Geleceğimiz için acil tedbirler almamız, suçlulara hak ettiği cezayı behemehal vermemiz, önleyici ve koruyucu nitelikte uzun vadeli politikalar belirlememiz gerekiyor” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.“Ortak adımlar atılmalı”Başkan Çoban, meselenin sadece ceza boyutuyla bırakılmaması, caydırıcı cezaların yanında çocukları koruma konusunun eğitim, hukuk ve sosyal boyutlarıyla bütüncül olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Çoban, çocukların korunmasında bütüncül bir yaklaşımın geliştirilmesinin Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan, Basın Medya Enformasyon’a kadar ilgili tüm kamu kurumlarının, bu konuda çalışmalar yürüten STK’lar ve akademinin işbirliği içerisinde ortak adımlar atması ile mümkün olabileceğini işaret etti. Başkan Çoban, ayrıca medyanın haber içeriklerinde uzman pedagogların görüşlerine daha fazla zaman ayırmasının önemine vurgu yaparken, olayların anlatılış ve işleniş biçiminden kullanılan fotoğraflara, olayın gündemleştirilme sıklığına kadar birçok hususun, suça meyilli kişiler için özendirici olabildiğini, kopya suçlar için kaynak işlevi görebildiğini gözardı etmemesi gerektiğini belirtti.“Vicdan ve merhamet iflas etti”Mustafa Çoban sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir çocuğun katledilmesi, bir insanın yaşam hakkının ihlal edilmesinin çok ötesinde insanlığın tükendiğini, vicdan ve merhametin iflas ettiğini gösteren ve zerre insanlık nasibi olanı bile yaralayan bir durumdur. İki masum evladımızın art arda gelen ölüm haberlerinin tüm ülkede, toplumun her kesiminde oluşturduğu üzüntü ve öfke hepimize bazı gerçekleri çok çıplak bir şekilde gösterdi. Burada katledilen sadece çocuklar değil, masumiyet, insani ilişkiler ve toplumsal güven zeminidir. Bakınız 2017 yılında 387 çocuk cinsel istismara uğradı. TÜİK verilerine göre 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuk için kayıp başvurusu yapıldı. 2016 yılında 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi. Kayıp bildirimi yapılan çocukların maalesef yüzde biri bulunamıyor. Dolayısıyla, kayıp olup da bulunamayan, istismara uğrayan veya katledilen çocuk vakaları bu ülkenin mutlaka çözmesi gereken temel meselelerinden birisidir. Bu vesile ile sendika olarak bu menfur olayı kınıyor, evlatlarımızın kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyor, ayrıca yargı ve yasal düzenleme süreçlerinin yakın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz.”

Polatlı

Minik Eylül’ün katil zanlısının annesi de tutuklandı

Ankara’nın Polatlı ilçesinde 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan katil zanlısının annesi de tutuklandı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.