Son Yazılar

Polatlı

Polatlı’da Yok Olmaya Yüz Tutan Mesleklere Çırak Aranıyor

Polatlı Sobacılar ve Kalaycılar, Tenekeciler, Nalburlar Odası Başkanı Cabbar Çepur, ilçede at arabacı ve nalbantın kalmadığını, yok olmaya yüz tutan eski mesleklerin çıraklık eğitimiyle canlandırılmasını istediklerini söyledi. Başkan Çepur, yaptığı açıklamada, odanın ismini 2014’teki genel kurulda “Madeni El İşleri ve El Sanatları Odası” olarak değiştirmek istediklerini kaydetti. Polatlı’da at arabacıların, nalbantların faaliyetine son verdiğini, 3 tenekeci ile 2 sobacı esnafının faaliyetini yürüttüğünü belirten Çepur, “Odamızda unutulmaya yüz tutmuş 11 meslek dalı var. Bu işleri yapan kalmadığı için, unutulmaya yüz tutan bu meslekleri öğrenecek çırak bulmak için çalışma yürütüyoruz” dedi. Milli Eğitim Bakanlığının getirdiği yeni 4+4+4 eğitim sisteminde meslek liselerinin çoğalmasını beklediklerini kaydeden Çepur, ayrıca çıraklık eğitim merkezinde öğrenim gören öğrencilerin sigortalarının yapılarak ustaların yanında mesleğin inceliklerini öğrenmeleri için çalışma yürüttüklerini vurguladı.

Polatlı

“Sınavlar Oldukça Dershaneleri Kapatma Düşüncesi Doğru Değil”

Dershaneleri kapatma kararı Ankara’nın Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren dershane sahiplerini de endişelendirdi. İlçede bulunan Uğur, Işın Yaman ve Maltepe dershaneleri, kurumlarının kapatılma kararını eleştirdi. Uğur Dershanesi Polatlı Şube Müdürü Mezaim Kiraz, dershanelerin fiilen kapatılması durumunda, sınavlar olduğu için ertesi gün iki katı dershane ile karşı karşıya kalınacağını ifade etti. Kiraz, dershaneler kapatıldığı takdirde binlerce kişinin mağdur olacağını da belirtti.Ankara’ya 70 kilometrede uzaklıkta olan Polatlı’da halen matematik, fizik öğretmenleri açığı olduğunu dile getiren Mezaim Kiraz, şunları söyledi: “Gıda mühendisleri ve başka alanlardaki öğretmenler dersleri doldurmak amacıyla derslere alınıyor. Tabi bunların çocuklara verebileceği fazla bir şey yok. Bir de bunu Türkiye geneline yaydığınız zaman… Daha yeni okulunu bitiren stajyer öğretmenleri siz ÖSS için 12. sınıfların dersine veya 8. sınıfların dersine sokarsanız bu ihtiyaç ortadan kalkmaz. Ben kendi açımdan söyleyeyim; benim iki tane çocuğum var özel koleje gidiyor. Dershane sahibiyim burada eğitiyorum. O da yetmiyor; çünkü çocuk, ciddi anlamda hedefleri var. Bu sefer eve öğretmen geliyor. Bir sürü arkadaşımız bu durumda. Yani sınavı koymuşsanız. Herkesin kendine göre bir çıtası bir hedefi var. Çünkü veliler şunu düşünüyor; çocukları iyi bir eğitim aldığı zaman geleceğini garanti altına aldığını düşünüyor. Ki doğrusu da bu. Bu sistem var olduğu sürece dershaneler var olacak, var olmaya da devam edecek. Fiilen kapatsanız bile ertesi gün iki katı dershane ile karşı karşıya kalırsınız.” Kiraz, şu anda velilerin, ‘çocuğumu sınava nasıl hazırlayacağım’, öğrencinin ‘sınava nasıl hazırlanacağım’, öğretmenlerin ise ‘borçlarımı nasıl ödeyeceğim’ endişesinde olduğunu sözlerine ekledi.”KAPATIN DERLERSE KAPATACAĞIZ” Işın Yaman Dershanesi Polatlı Şube Müdürü Recep Aksoy, “Devlet kapatıyorum derse, Milli Eğitim Bakanlığı ben dershaneleri istemiyorum derse bizim de dershane olarak yapacak bir şeyimiz yok uymaktan başka.” dedi. Aksoy, düşüncelerini şu şekilde dile getirdi: “Kapatma kararının doğruluğu yanlışlığı tartışılıyor. Mutlaka yanlışları var. Nedir bu yanlışlar; işte sınav sistemi devam ediyor. Çocuklar üniversite sınavına hazırlanıyor. Ortak Sınavlara hazırlanıyor. Gene de bir seçme var. Seçmenin yapıldığı yerde dershanelerin olması gerekiyor. Ama ortada yanlış anlaşılan bir şey var. Sanki dershaneler zengin çocuklarının gittiği bir yermiş gibi algılanıyor. Aslında bu dershaneler zengin çocuklarından ziyade herkesin gidebileceği yerler durumunda, özellikle Polatlı’da. Fiyatlar o kadar yukarıda değil. Herkes çok rahatla gidebilir. O nedenle zenginlerin gidebildiği kurumlar değiliz biz. Belki dershaneler kapatıldıktan sonra bu adaletsizlik ortaya çıkacak. Yani zenginlerin özel kurslarla kendilerini tamamlayıp, orta halli vatandaşın çocuğunun iyi yetişememe durumu var. Bunlar sakıncalı sıkıntılı. Belki birkaç yıllık bir süre içerisinde düzgün şeyler yapılabilirdi. Orta yol bulunabilirdi. Ama şu anda üniversite sınav sistemi değişmedi, devam ediyor. Önümüzdeki yıl da devam edecek gibi gözüküyor. Bu şartlarda kapatmak biraz sakıncalı gibi. Tabi devlet kapatıyorum derse, Milli Eğitim Bakanlığı ben dershaneleri istemiyor derse bizim de dershane olarak yapacak bir şeyimiz yok uymaktan başka.””UZLAŞMA YAPILMADAN ALINAN KARARLAR DERİN YARALAR AÇAR”Maltepe Dershanesi Polatlı Genel Müdürü Mustafa Ali İnoğlu ise toplumsal uzlaşma yapılmadan alınan kararların, ülke açısından kapanması kolay olmayan derin yaralar açacağının gün gibi aşikar olduğunu söyledi.İnoğlu, eğitim sisteminde çok büyük bir rolü üstlenen dershanelerin kapatılmaya çalışılmasının kendilerini çok üzdüğünü belirtti. Yapılan açıklamaların paydaşları, öğrencileri ve velileri tatmin etmediğini, tedirgin ettiğini dile getiren Mustafa Ali İnoğlu, “Dershaneler kapandığı zaman özel ders alma gücü olana ayrıcalık tanınıp, fakir halk çocuklarının elinden dershane fırsatı alınmış olacaktır. Eğitim gerçeği ve sınava giren öğrenci sayısı düşünüldüğü zaman, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayan kurumların dershaneler olduğu görülmektedir. Dershaneler okulların yerine geçmek veya okulların alternatifi olmak gibi düşüncelerden uzak eğitim merkezleridir. Bu kurumlar sadece sınavlara hazırlayan kurumlar değil, ayrıca hayata hazırlayan, ara sınıflara okul takviye kursları veren bilgi yuvalarıdır. Dershaneler kapandığı zaman sınava hazırlanmak isteyen mezun öğrenciler, tekrar okullara gidemeyeceğine göre nerede eğitim görecekler? Dershane meselesinin siyasi tartışma ortamında değerlendirilecek bir konu olmadığını düşünüyoruz. Toplumsal uzlaşma yapılmadan alınan kararların, ülkemizde kapanması kolay olmayan derin yaralar açacağı gün gibi aşikardır. Gelecek nesiller düşünülerek şimdiye kadar elde edilen kazanımların hızlı bir şekilde kaybedilmesini istemiyoruz. Bu konunun tekrar paydaşlarla en içten şekilde değerlendirilip, uzlaşının sağlanacağına yürekten inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Polatlı

Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası

Toprak Mahsulleri Ofisi Fındık İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Bahar, “Bir yılda israf edilen ekmekle Türkiye’nin 23 günlük ihtiyacı karşılanabilmekte, israf edilen ekmeğe karşılık gelen 571 bin ton buğday için her yıl 235 bin hektar alan boşuna işlenmektedir” dedi. “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu ve TMO işbirliğiyle Vakfıkebir ilçesinde “İsrafa Hayır” yürüyüşü ve “Ekmek İsrafının Önlenmesi, Tam Buğday Ekmeği ve Sağlık” konulu panel düzenlendi. Sabri Bahadır Kültür Merkezi’ndeki panele, Vakfıkebir Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, Beşikdüzü Kaymakamı Alaattin Aktaş, Vakfıkebir Belediye Başkanı Hayri Birinci, KTÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Öksüz ve Prof. Dr. Necati Tüysüz, Vakfıkebir Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Hakan Alp, Toprak Mahsulleri Ofisi Fındık İşleri Daire Başkanı Mustafa Bahar, TMO Trabzon Şube Müdürü Vahit Özer, TMO Polatlı Şube Müdürü Murat Canbolat, Vakfıkebir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Sevinç, daire amirleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Kaymakam Arısoy, burada yaptığı konuşmada, ekmeğin zengin ve yoksul ayırt etmeden her sofraya giren ve herkes tarafından tüketilen temel gıda ürünü olduğunu ifade ederek, bilinçli tüketim alışkanlığı kazandırmak adına çocuklar ile toplumdaki önemi ve yeri dikkate alındığında kadınların öncelikli hedef kitlesi olduğunu söyledi. Mustafa Bahar ise dünyada her 8 kişiden biri açlık ve yetersiz beslenme ile karşı karşıya bulunurken 1,4 milyon insanın aşırı kilolu, bunun 500 bininin ise obez olduğunu belirtti. Dünya genelinde 1,3 milyar tonluk gıda israfının dörtte bir oranında önlenmesiyle açlık çeken 842 milyon insanın gıda ihtiyacının karşılanabileceğini vurgulayan Bahar, gelişmiş ülkelerin, yaşanan bu israfın önüne geçmek için birtakım çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Bahar, israf edilen ekmeğin ekonomiye maliyetinin 1,5 milyar lira olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: “Bu ekonomik kayıp, binbir zorlukla gerçekleştirdiğimiz un ihracatından elde ettiğimiz 1,6 milyar lira gelire eşdeğerdir. Ekmek israfı aslında birçok israfı da beraberinde getirmekte ve ekonomik yükü daha da artırmaktadır. Bir yılda israf edilen ekmekle Türkiye’nin 23 günlük ihtiyacı karşılanabilmekte, israf edilen ekmeğe karşılık gelen 571 bin ton buğday için her yıl 235 bin hektar alan boşuna işlenmektedir. Yine ekmek israfıyla her yıl 8 bin 130 ton tuz, 21 bin 420 ton maya, 21 bin ton mazot ve 1,2 milyar metreküp su israf edilmektedir.” Yaşanan ekmek israfı ile israfın neden olduğu ekonomik kayıpların önüne geçmek ve bu konuda halkı bilgilendirmek amacıyla 17 Ocak 2013’te başlatılan kampanyanın tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde başarıyla yürütüldüğünü kaydeden Bahar, “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası 10 ayı aşkın süredir devam etmektedir. Ülke genelinde kampanyaya gösterilen ilgi ve verilen destek, israfın önlenmesi adına oldukça sevindiricidir” diye konuştu. Doç. Dr. Alp de hem insani hem sosyal hem de ekonomik bakımdan olumsuz sonuçları olan ekmek israfının önlenmesinde ve sağlıklı ekmek tüketilmesinde üniversitelerin yapacağı katkıların büyük önem taşıdığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Çünkü üniversitelerin akademik bakış açısının düzenlenen panel, sempozyum gibi organizasyonlarda ortaya konması, bu toplantıda olduğu gibi konuyu kamuoyunun gündemine daha ciddi ve etkili bir şekilde getirebilmektedir. Bundan sonraki süreçte üniversite olarak kampanyaya her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Kampanyanın hedefine ulaşması, ekmek israfının azaltılması ve sağlıklı ekmek tüketilmesinin sağlanması bakımından bu tür etkinliklerin ülke genelinde daha da yaygınlaşmasını temenni ediyorum.” Panel sonunda TMO Fındık İşleri Daire Başkanı Bahar’a, Vakfıkebir ekmeği ikram edildi. Etkinlik kapsamında açılan stantlarda kampanyayla ilgili afişler dağıtılarak bilgilendirme yapıldı. Öte yandan, Giresun Üniversitesi ev sahipliğinde Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, TMO Genel Müdürlüğü, Giresun Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve FİSKOBİRLİK işbirliğiyle “Ekmeğimize Sahip Çıkalım, Sağlıklı Ekmek Tüketelim” konulu panel, Güre Yerleşkesi Rektörlük Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Polatlı

Gümüşkonaklılar Derneği’nden Bbp Genel Başkanı Destici’ye Ziyaret

Eskişehir Gümüşkonaklılar Derneği üyeleri, Büyük Birlik Partisi (BBP), Genel Başkanı Mustafa Destici’yi makamında ziyaret etti.Ziyarete, Gümüşkonaklılar Derneği Başkanı Yüksel Subaşı ile yönetim kurulu üyeleri ve Polatlı ilçesi Gümüşkonaklılar Derneği Başkanı Osman Hisar katıldı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Eskişehir’de ve Polatlı’da dernek çatıları altında hem Gümüşkonaklılarımızın hem de Günyüzülülerimizin birlikte hareket etmesini sağlayan, sosyal ve kültürel dayanışma sağlayan, Gümüşkonaklılara dernek çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.Gümüşkonaklılar Derneği Başkanı Yüksel Subaşı da ziyarette yaptığı konuşmada, BBP Genel Başkanı Destici’nin kendilerini ziyaret etmesinin ardından iadei ziyarette bulunduklarını söyledi. Başkan Destici’nin kendilerini kabul etmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Subaşı, “Başkanının bizlere göstermiş olduğu yakın ilgi ve samimiyetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Günyüzü, Eskişehir ve Polatlı’daki Gümüşkonaklıların saygı, sevgi ve selamlarını iletmek isteriz” dedi.

Polatlı

Özel Okula Dönüşmek Isteyen Dershane 1,5 Yıldır Bürokrasiye Takılıyor

Ankara’nın Polatlı ilçesinde özel okula dönüşmek isteyen bir dershanenin 1,5 yıldır bürokrasiye takıldığı ortaya çıktı.Yaklaşık 30 yıldır ilçede bulunan Özel Işın Yaman Dershanesi kurucularından Recep Aksoy, 2012 yılında özel okula dönüşmek için başvuru yaptıklarını söyledi. Aksoy, “19 Temmuz 2012 tarihinde okullaşma ile şirketi kurduk. Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuru yaptık. Milli Eğitim Müdürü arsa tahsisi ile ilgili, kendine ait arsa tahsisleri hakkında bize müspet cevap verdi. ‘Kısa süre içerisinde arazide okul yapmayı düşünmüyorum. 49 yıllığına Işılay Eğitim Hizmetlerine tahsis edilmesinde bir sakınca yoktur.’ demiş. Şu anda bizim Milli Emlak, Defterdarlık ve Mal Müdürlüğü boyutunda ilerliyor işimiz. Ama şu ana kadar bir sonuca henüz varmış değiliz. Belki yasal düzenlemeler yapılacaktır bununla ilgili, şu anda tam hazır değil sistem buna. Dershanelerin kapatılması gündeme geldikten sonra arsa tahsisleri belki rahatlatılacak, önü açılacak. Ama şu anda kolay değil. Biz arsa tahsisi istiyoruz. Binayı kendimiz yapmayı planlıyoruz.” dedi. Kurumların kendilerine karşı ön yargılı olmadığını dile getiren Recep Aksoy, “Ama demek ki yasal bir takım zorunluluklar var ki, net cevap verilemiyor. Her gittiği kurumda bizim evrakımız 15 gün bekliyor. Araştırılıyor, hata yapmak istemiyorlar, onun için de işimiz uzun sürüyor. 1,5 yıl oldu, daha hala neticelendiremedik.” diye konuştu.

Polatlı

Kosgeb Destekleri Panelle Anlatıldı

KOSGEB tarafından verilen sanayi, tarım ve hayvancılık destek ve teşvikleri Ankara’nın Polatlı ilçesinde düzenlenen panelle anlatıldı.Polatlı Belediyesi, Polatlı Organize Sanayi Bölgesi (POSB), Polatlı Ticaret Odası(PTO), Polatlı Ticaret Odası Organize Sanayi Bölgesi KOSGEB Ankara Sincan Hizmet Müdürlüğü, KOBİ Haftası etkinlikleri kapsamında panel tertipledi. Panele Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin, Belediye Başkanı Yakup Çelik, KOSGEB Başkan Yardımcısı Hüseyin Tüysüz, POSB Başkanı Erol Ünal, PTO ve PTO OSB Başkanı Ulvi Sakarya, siyasi partilerin ilçe başkanları, yönetim kurulu üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin, Polatlı’nın tarımın başkenti olduğunu söyledi. Bilgin, ülke olarak en önemli eksiğin yeterli sermaye olduğunu belirtti.Yatırımcıların üretmekte sıkıntı çektiği zaman devreye teşviklerin girdiğini anlatan Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin, “Bugün Türkiye’nin en önemli küçük ve orta büyüklükteki sanayilere destek veren kurumumuz KOSGEB’dir. Bu yüzden bugün burada verilen bilgiler bizler ve sizler için son derece önemli bir role sahip. Birçok imkan ve kaynak var. Ama o kaynaklara ulaşmak, o kaynakların, teşviklerin farkında olmak da bir o kadar önemli. Ben bugün burada yapılan bu panelde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.Belediye Başkanı Yakup Çelik ise ülkede artık ‘öldük bittik, gidiyoruz’ edebiyatının son bulduğu, artık ‘ne yapabiliriz, nasıl yapabiliriz’ sorusunun cevabının hep birlikte arandığını söyledi. Çelik, şöyle konuştu: “Polatlı’nın bir turizm şehri olma yolunda da yerel yönetimin gayretleri var ve bunun özel teşebbüsleri olan arkadaşlarımızın gayretleri ile bütünleşmesi gerekiyor. Tarihi miras kültür olarak bizler hep iki husustan bahsederiz. Bunlardan birisi övünçle ve iftiharla ifade ederiz ki bizler Sakarya Zaferi’nin kazanıldığı mekânlardayız. Bu bizim açımızdan son derece önemli. Bunun tanıtımı ticari anlam da taşıyor. Bu şehir bir eğitim şehri olmak hususunda gayret gösterip çalışıyor.”KOBİ Haftası’nın tüm Türkiye’de farklı etkinliklerle kutlandığını ifade eden KOSGEB Başkan Yardımcısı Hüseyin Tüysüz, KOBİ ve girişimciliğin ülkenin kalkınması adına son derece önemli bir role sahip olduğunu belirtti. Tüysüz, “Sermayenin tabana yayılmasında, istikrarın artmasında, katma değerin artmasında KOBİ’ler dünyada olduğu gibi ülkemizde de gittikçe önem kazanıyor. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99,8’i KOBİ ölçeğinde. İhracata baktığımız zaman bunun yüzde 60’ını küçük ve orta işletmeler sağlıyor. Türkiye’nin dört bir tarafında KOSGEB müdürlüklerimiz ilkokullardan üniversitelere kadar başarılı girişimcileri ilkokullara, ortaokullara, liselere, üniversitelere taşıyor. Gerçek ve başarılı hayatın zorluklarıyla, çabalarıyla, gayretleriyle beraber bilgi paylaşımı içerisinde bulunuyor. Bugün Polatlı’da böyle bir ortam oluşturulmuş.” diye konuştu.Polatlı Ticaret Odası (PTO) Başkanı Ulvi Sakarya, KOSGEB kurslarıyla ve değerlendirme kurslarıyla üyelerinin KOSGEB’den ve diğer kurslardan daha iyi bir şekilde faydalanabilmeleri için böyle bir panel düzenlediklerini ifade etti.Panelde KOSGEB girişimcilik kursunu başarıyla bitiren 34 kursiyere belgeleri verildi.Panelde KOSGEB destekleri uzmanı Burhan Zırhlıoğlu, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü uzmanı İsmet İnce, Ankara Kalkınma Ajansından Didem Ergin Ulaç, Türk Patent Enstitüsü’nden Patent Uzmanı Hakan Bayram, marka uzmanı Melih Yelen, endüstriyel tasarım uzmanı Şengül Kultufan Bilgili, TÜBİTAK TEYDEB destekleri uzmanı Ahmet Pembegül uzmanlık alanlarında bilgi verdiler.Panelin öğleden sonraki bölümünde ise tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ve teşvikler konusunda Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü ihracatta tarım teşvikleri uzmanı Volkan Demirel, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Ufuk Türker ‘Ziraat Makineleri’, AÜ Veteriner Fakültesi’nden Doç. Yılmaz Ayral ise ‘Kârlı Hayvancılık nasıl yapılır’ konularında katılımcıları bilgilendirdiler.

Polatlı

Bes Üyelerinden “Sürgün” Protestosu

Büro Emekçileri Sendikası üyeleri, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde çalışan bir üyelerinin “Polatlı’ya sürüldüğü” gerekçesiyle eylem yaptı. Sendika üyeleri, Adalet Sarayı önünde toplanarak basın açıklaması yaptı. BES Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Mevlüt Çakmak, yaptığı açıklamada, “Şube Yönetim Kurulu Üyesi Civan Yıldırım hakkında, sadece sendikal faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle iddianame düzenlendiğini” iddia ederek, “İddianame üzerinden Adalet Bakanlığı yetkilileri, Yıldırım’ı, memurluktan çıkarılması talebiyle Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na göndermişlerdir. Kurul, Bakanlığın bu talebini kabul etmiştir. Hızını alamayan bakanlık yetkilileri, Yıldırım’ı 75 kilometre uzakta bulunan Polatlı Adliyesine sürmüştür” diye konuştu.

Polatlı

Chp’li Türker: Hem Öğrencilere Hem De Öğretmenlere Büyük Bir Külfet Getirecek

CHP Polatlı İlçe Başkanı Ömer Lütfü Türker, “Şuan dershaneleri kapatmak hem öğrencilerimize hem de aynı zamanda öğretmenlerimize çok büyük bir külfet getirecektir.” dedi. Türker, yaptığı açıklamada, “Atanamayan milyonlarca öğretmenimiz var bizim. Bu öğretmenlerin işsiz kalması da söz konusu olduğunu zaman Türkiye’de büyük bir sıkıntı yaşanmaya devam edecektir. Bundan dolayı dershanelerin kapatılması uygun değil.” dedi. Kapatma kararının şuan yeri ve zamana olmadığını dile getiren Ömer Lütfü Türker, aslında tamamen yanlış bir uygulamanın içerisinde olunduğunu ifade etti. Türker şöyle konuştu: “Dershanelerin kapatılabilmesi için eğitim seviyesinin çok yüksek olması lazım. 30-35 kişilik sınıflarda yeri geldiğinde 40 kişilik sınıflarda ders yapan öğrenciler bu eğitim sisteminden hiçbir zaman yararlanamıyor. Öğrenci kendi açıklarını dershanelerde gidererek, özel dersler alarak, etüt çalışmaları yaparak okulda alamadığı derslerinin açıklarını, kendi açıklarını, okulda alamadığı dersleri dershanelerde kapatmaya çalışıyor. İlk öncelikle bu eğitim sisteminin düzenli hale getirilmesi lazım ki dershaneler kapatılsın. Ama şuan ki gündemde dershanelerin kapatılması bence uygun değil. Dershanelerin devam etmesi gerektiğine inanıyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kokuşmuş olan eğitim sistemini değiştirmesi lazım.

Polatlı

 Polatlı’da Düzenlenen Konser Siyasi Parti Temsilcilerini Bir Araya Getirdi 

Polatlı Haymanalılar Derneği düzenlediği konserle tüm siyasi partileri bir araya getirdi. Polatlı Recai Moray Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen Diyar ve Hüseyin Kağıt konserine ilçedeki tüm siyasi partilerin temsilcileri, üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Konser sırasında siyasi partilerin Polatlı ve Haymana ilçe başkanlarıyla belediye başkan aday adayları sahneye çıkarak birlik mesajı verdi. Polatlı Belediye Başkanı Yakup Çelik, Polatlı ve Haymana’nın bütünleşmiş olduğunu, 2 dönemdir AK Parti ilçe başkanlarının Haymanalı olduğunu belirterek, Polatlı’nin birliğin, bütünlüğün, kardeşlik hukukunun tesis edildiği yer olduğunu söyledi. Başkan Çelik şunları söyledi: “değerli kardeşlerim, biz Polatlı’da yaşıyoruz. Polatlı’da ekmek yiyoruz. Polatlı burada yaşayan herkesin memleketidir. Haymana’nın Soğulca köyünden veya Ordu’nun Aybars’ından aramızda bulunan, aramızda ekmek yiyen kardeşlerimiz veya Balkan göçmeni veya Kırım göçmeni kardeşlerimiz; bir şekilde Polatlı’da ekmek yiyen herkes, karnını doyuran herkes bizim için kıymetlidir, hemşehridir, eşittir ve hepsinin yüreğimizde ayrı bir yeri vardır. Hepsine yüreğimizi yayla yaptık. Buna geçmiş 10 yıllık Belediye Başkanlığımız şahittir.” – Dernekler politize edilmemelidir Haymana Belediye Başkanı Hacı Aysu ise derneklerin siyasete alet edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Aysu şöyle konuştu: “saygı değer başkanlarım, değerli Polatlı bir önceki konserde de derneklerin siyasileştirilmemesi, politize edilmemesini istemiştim. Yine aynı temennideyim. Tabi ki Belediye adaylarımız var, siyasilerimiz var, tabi ki bizimde gönlümüzde burada siyaseten temsil edilmek var. Onun değerlendirilmesi değerli siyasilerimize kalmış. Ben gecemizin hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” Konser sırasında bir grubun terör örgütü PKK’nın sözde bayrağını açması üzerine küçük çapta tartışma çıktı.

Ayaş

Ato Başkanı Bezci’den Başkan Yaşar’a Ziyaret

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Salih Bezci, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ı makamında ziyaret etti.ATO Başkanı Salih Bezci, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ı ziyaret ederek, Ankara’nın tarihi ve kültürel mirasını yansıtan Ankara keçisi yününden üretilmiş kaşkol hediye etti. Tiftik keçisi üretiminin Türkiye’de günden güne azaldığını ifade eden Bezci, “Amerika ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerde Ankara tiftiği biliniyor. Ancak Türkiye’de tiftiğin kıymetini bilmiyoruz. Eskiden köylerde tiftik keçisi sürüleri vardı. Ancak bugün birkaç keçiden fazlasını göremiyoruz” diye konuştu.Ticaret odalarının, yerel ve genel yönetimlerin tiftik keçisi üretenleri teşvik etmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Yaşar ise, “Kırsal bölgelerde üretimi artırmak gerekiyor. Köylerde ‘Ankara’da tiftik nasıl yaygınlaştırılır?’ diye tartışıyoruz, yanlış hareket ediyoruz. Bunun aksine ‘Köylerde tiftik nasıl yaygınlaştırılır, üretim nasıl artırılır?’ sorularını sorarak, merkezde yani Başkent’te konuyu gündeme getirmeli ve çözüm üretmeliyiz” dedi.Tiftik keçisinden ziyade hayvancılığın da desteklenmesinin Türkiye’ye fayda sağlayacağını belirten Yaşar, şunları kaydetti:“Türkiye’de 20 sene önceki tiftiğin bugün 10’da 1’i yok. Özellikle Güdül, Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan’da keçi üretimi fazlaydı. Ayrıca 10-15 sene önce memleketim Afyon’da 200 sürü koyun varken, bugün 5 sürü kaldı. Tiftik keçisi ile koyunu karşılaştırdığımızda koyunun yünü ve derisinin para etmediğini, ancak tiftiğin değerli olduğunu görüyoruz. Öz varlığımız ve milli değerimiz olan Ankara keçisi üretimini artırmak için elimizden geleni yapmalıyız. Talep doğrultusunda tiftik üretmeli, araştırmalara teşvik ve destek vermeliyiz.”

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.