Gündem 7 ay önceBirinci ve İkinci Dünya Savaşlarının vahim sonuçları en üst tesirini kaybetmemişken halka halka genişleyen yeni savaşlar silsilesinin nasıl bir vahşet ortamına davetiye çıkaracağını isabetle öngörmek, emin olunuz ki kolay değildir. İnsanın doğuştan sahip olduğu haklara, tartışılmaz miras ve değerler müktesebatına saygı ve sadakat maalesef kalmamıştır. Geldiğimiz bu aşamada güçsüz haklı, haksız ise güçlü konumdadır. Küreselleşen etik ve ahlak kargaşası, kamçılanan hâkimiyet ve paylaşım kavgaları özlemle beklenen geniş çaplı barış, huzur ve istikrar arayışlarını ne yazık ki boşa düşürmektedir. Bildiğiniz gibi gelecek zamanın ahlakından bahsedilemez. Her ahlak, her kültür geçmişten süzülerek bugünlere ulaşır. Fakat geleceğin silahla ve zora dayalı inşası amacıyla günümüzün tüm barbarlıklarının zincirlerinden boşandığı da ortadadır. Geçmişe merhamet ve minnet, sadakat hissinin zaman aşımına uğramaması mütemadi bir görevdir. Geleceğe sahip çıkmak, geleceğin heba ve heder olmasının önüne geçmek ise bugün taşıdığımız en bariz sorumlulukların başında gelmektedir.