O dönemde yaşanan bir karşılaşmayı anlatan Sevigen, Baykal ile Gökçek’in havaalanında karşılaşıp sohbet ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Deniz Baykal’la Melih Gökçek tanışır, iyi de dostlardır. Bir gün havaalanında karşılaştık. Sohbet muhabbet edildi. Biz düşman değiliz, arkadaş gibi yarışıyoruz, bunu kabul etmek lazım.”
Sevigen, Melih Gökçek’e resmi bir adaylık teklifinin yapılmadığını ancak bu konunun sohbet sırasında gündeme geldiğini de doğruladı: “Biz Sinan Aygün’e adaylık teklif ettik. Ama Melih Gökçek ile ilgili böyle ciddi bir konu olmadı ama adaylık konusu konuşuldu yalan değil. Bu nezaketli bir davetti. Deniz Baykal’ın böyle ciddi hamleleri vardı. O zamanki atmosferde böyle düşünceler olabilir.”
Programda gazeteci Sinan Burhan’ın, “Mansur Yavaş’a verilen hak neden Melih Gökçek’e verilmesin?” sorusu ise tartışmayı başka bir noktaya taşıdı. Bu soruya yanıt veren Sevigen, Mansur Yavaş’ın adaylığına CHP yönetiminin farklı bir dönemde karar verdiğini belirtti. “Mansur beye biz değil Kemal bey ve diğerleri adaylık hakkı verdi” ifadelerini kullandı.
Sevigen’in programdaki en dikkat çeken sözleriyse Ankara siyaseti üzerinden yaptığı tercih oldu. “Ben olsam Mansur mu Melih mi desek, Melih derim” şeklinde konuştu. Sevigen ayrıca Mansur Yavaş’ın geçmişte MHP’den ayrılırken yaptığı açıklamaları hatırlattı ve bu konunun unutulmadığını söyledi: “Mansur bey MHP’den neden ayrıldı? ‘MHP CHP’ye benzediği için istifa ediyorum’ dedi. Biz bu konuyu unutmuyoruz.”
Kaynak: Haber Merkezi




Yorumlar kapalı.