Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Biz kutuplaşmadan yana değiliz, biz kardeşlikten yanayız. Artık bir tarafta yoksulluktan, adaletsizlikten yılmış milyonlar var, karşıda bu düzen sürsün, iktidarımız sürsün ne olursa olsun diyen bir avuç insan var.
Milletle omuz omuza olduğumuz için biz kazanacağız tek adamlar kaybedecekler.
9 Ekim günü karar verdiler darbe yapmaya. İstanbul’a yolladılar darbenin adalet ayağını güya bir adalet sarayına. Orada yargı eliyle her şeyi dizayn etsin diye. O günden bugüne onlar bir sonraki cumhurbaşkanı adayına, adayımıza kumpas kurmaya, onu ve arkadaşlarımızı itibarsızlaştırmaya uğraşırken biz de buna günbegün itiraz ediyoruz. Bu kürsüden operasyondan üç hafta önce darbe mekaniğinin devrede olduğunu ilan etmiştim. Bu darbeye direndik, darbenin başına cunta dedik ve birçok tanımlama yaptık. Buna karşı onlar da kendilerince geçmişte darbelerin mağdurlarıyken şimdi zalim oldukları için, bir darbenin başında oldukları için, gücü milletten almak yerine milletten korktukları için kendilerini savunmaya çalıştılar.
Hiçbir söz Abdullah amcanın sözü kadar güçlü değildir. Abdullah amca dedi ki “Turp ile şalgam ile devlet idare edilmez, adalet ve hukukla devlet idare edilir” dedi. Organik tarım yapanlar gibi organik bir sloganı bulan, yüreğinde hisseden, o sloganı buram buram toprak kokan, Yozgat kokan Abdullah amcaya söz olsun, bu düzen değişecek.
Bu ülkede çocukların ağır sorunları var. Her 4 çocuktan 1’i öğün atlamak zorunda kalıyor. Okula gidiyor ve hiçbir şey yemeden evine dönüyor.
Bu rejim, bu ülke, 2024-2025 yılı arasında, Meclis’in 105. yılında Cumhuriyet’in 102. yılında Narin’i, Sıla’yı, Ahmet’i koruyamadı. Biri 2, biri 8, biri 14 yaşındaydı. Biri gördüğü cinsel saldırıdan sonra hastanede öldü. Biri gördüğüne tanık olduğu için öldürüldü günler sonra bulundu. Ama bir milletvekili ‘O köyde dostlarımız var, her şeyi anlatamayız’ dedi. Onun bildiğini savcılar bilemedi, şu öldürdü diyemedi ve bu meselenin üstüne bir siyasi partinin ittifak ortağının siyasi uzantıları rahatsız olacak diye küçücük Narin’in cinayetinin üzerine tam anlamıyla gidilemedi. Hepimizin gözü önünde kaykay kıyafeti almaya giden Ahmet Minguizzi barbarca katledildi. Halen daha mezarına saldıranlar, annesini tehdit edenler, ailesiyle görüşen gazetecileri tehdit edenler var.




Yorumlar kapalı.