Davanın iddianamesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Başbakan Binali Yıldırım, eski Bakan Egemen Bağış, Anayasa Mahkemesi Üyesi İrfan Fidan, dönemin Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu, dönemin Yargıtay üyesi Tekmen Savaş Nemli, dönemin İstanbul Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz mağdur sıfatıyla yer aldı.
Cumhurbaşkanına ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmekle yargılanan 5 kişi hakkında siyasi yasak da dahil olmak üzere yasanın 299’uncu ve 125’inci maddelerince cezalandırılması istendi.
İddianamede Muharrem Erkek ve Selin Sayek Böke’nin dönemin milletvekilleri olması nedeniyle dosyalarının parlamenter suçlar kapsamında ayrılması gerektiği belirtildi. Suçlamalara gerekçe olarak ise SaBıKa Holding broşüründe yer alan ifadeler gösterildi.
Duruşmada savunma yapan Davanın avukatlarından CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar, broşürün henüz dağıtıma dahi geçilemeden gençlerin gözaltına alındığını belirtti. Söz konusu broşür içerisinde hakaret unsuru olmadığını da vurgulayan Atalar şu savunmayı yaptı:
“Broşür dağıtılmadığı için bir suç unsuru teşkil etmemektedir. Broşürün içeriğini de kendileri hazırlamamıştır. Broşür hakkında da yasak kararı yoktur ancak Emniyet görevlileri ‘yasaklı broşür’ demiştir. Böyle bir durum söz konusu değildir.”
CHP’nin ve siyasi partilerin siyasi faaliyetleri arasında broşür hazırlamak olduğunu ve bunun suç teşkil etmediğini belirten Atalar “Ayrıca broşürde yer alan ve suç olarak isnat edilen ‘tek adam rejimi’ ifadesi ile kastedilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ile birlikte bir kişinin hem cumhurbaşkanı hem de siyasi parti başkanı olmasıdır. Bu ağır eleştiridir, hakaret değildir. Tüm sanıkların beraatini talep ediyorum” dedi.
Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı 13 Mayıs’a erteledi.



