1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Özgür Özel, Düzce mitinginde konuştu: Bu yapılanların hesabını soracağım

Özgür Özel, Düzce mitinginde konuştu: Bu yapılanların hesabını soracağım

Yüreğinde vatan bayrak ve millet sevgisi olan Düzce hepinize selam olsun. Tarih boyuncu haksızlığa karşı olan Düzce’ye selam olsun. Bugün tüm zulümlere karşı Düzcelilerin vicdanına seslenmeye ve buradan tüm Anadolu’ya seslenmeye geldik. Siz bu büyük bu haksızlığa karşı Saraçhane’de tepki gösterdiniz.

featured

CHP Genel Başkanı Özel’in konuşması şöyle:

Yüreğinde vatan bayrak ve millet sevgisi olan Düzce hepinize selam olsun. Tarih boyuncu haksızlığa karşı olan Düzce’ye selam olsun. Bugün tüm zulümlere karşı Düzcelilerin vicdanına seslenmeye ve buradan tüm Anadolu’ya seslenmeye geldik. Siz bu büyük bu haksızlığa karşı Saraçhane’de tepki gösterdiniz.

19 Mart darbesinden sonra tüm Türkiye ayağa kalktı. 7 gün 7 gece mücadele verdik. Sabahın erken saatinde kayyum diye kalkanlar, karşısında milleti buldu. Yarın da Antalya’da olacağız. Ama Düzce bizi öyle içten öyle yürekten çağırdı ki; buraya gelmeden, sizinle göz göze gelmeden, bu itirazı buradan yükseltmeden edemedik. Düzce’nin adalet duygusunu unutmuşlar. Kutuplaşma eskide kaldı.

Düzce, AK Parti’nin ya da başkasının kalesi değildir; milletin kalesidir. Türkiye’nin tüm demokratları bir otokrata karşı birleştik. Varsa bir kalem o da bu millete feda olsun.

Zaman zaman bir slogan atılıyor yanlış anlaşılmasın diyorum ‘Gün gelecek devran dönecek AKP hesap verecek’ diyorsunuz ama gün gelecek devran dönecek darbeciler hesap verecek. Düzce’den tüm AK Partililere sesleniyorum geçmişte AK Partili olmaktan kimse endişe etmesin. Bizim derdimiz bu ülkenin insanlarıyla değil hırsızlarıyla. Sizi kucaklıyoruz.

Ekrem İmamoğlu ile sandıkta yarışmaktan korkanlar, demokrasi tarihimize kara bir leke sürdüler. Aynı 27 Mayıs gibi, 12 Mart gibi, 12 Eylül gibi, 15 Temmuz gibi bir darbeye kalkıştılar. Darbe bu kez postalla, tankla değil; savcı cübbesiyle geldi. 18 Mart’ta bir iftar vakti, Ekrem Başkan İstanbul’da iftar sofrasındayken, 31 yıl önce kendisine verilen diplomayı sırf Cumhurbaşkanı adayı olamasın diye İstanbul Üniversitesi’nden iptal ettirdiler. Buradan, diplomayı gerçekte veren ve iptaline direnen İşletme Fakültesi’nin dekanına, hocalarına teşekkür ediyoruz. Ancak, onlar iptal etmeyince üniversitenin yönetimini toplayıp, ring araçlarını, duvarın boyasını, çevre temizliğini yapmaya yetkililerin diplomayı iptal etmelerini unutmadık. Onu yapanlardan bunun hesabını er geç soracağız.

Sayın Erdoğan, etme bulma dünyası. Sen, 31 yıl önce gidilmiş, bol bol fotoğraf çekilmiş, mezuniyet törenine katılınmış, havaya kep atılmış, namusluca alınan diplomaya dil uzatınca; Düzce gibi güzel bir memlekette ‘Ekrem’in diplomasını sorgulayanların diplomasını sorgulayanın ben de diplomasını sorgularım’ diyenler sana sesleniyor, ‘Diplomasız Erdoğan’ diye.

19 Mart sabahı ise bu kez sahur vaktinde, 100’lerce polis aracı, binlerce polisle Ekrem Başkan’ın kapısına dayandılar. Evinden, ailesinin yanından, daha bir yıl önce bütün İstanbul’da her iki oydan birinden fazlasını alan, şehrin emin insanını, ‘biz Murat Kurum değil ona güveniyoruz’ diyen, 5 yıl önce de ‘Başbakan, Meclis Başkanı tanımam Ekrem Başkan’a güveniyorum’ diyen İstanbul’un iradesine sabahın köründe darbe yaptılar, gözaltı yaptılar.

Düzce’nin vicdanlı, adil insanları, size bunu hatırlatmak isterim ki; Recep Tayyip Erdoğan İBB Başkanı iken Ekrem Başkan’a atılan bu iftiraların her birine muhataptı ve yargılandı. Rüşvetten, irtikaptan, ihaleye fesat karıştırmadan, terör örgütüne yardımdan yargılandı. Ama bir gün evine sabah polis yollamadılar. Çoluğunun çocuğunun, eşinin yanından alıp da koluna girip emniyete götürmediler. Emniyette, nezarette tutmadılar. Yargılamayı bir gün bile tutuklu yapmadılar. Erdoğan yargılandı, ceza aldı, yine tutuklamadılar. Ta ki, kesinleşene kadar beklediler. Ceza kesinken bile polis göndermediler. Çağırdılar; Saraçhane’ye çıktı, miting yaptı, davul zurnayla Pınarhisar Cezaevi’ne uğurlandı. Orada da 4 ay boyunca kim istiyorsa yanında kaldı. Türkiye’nin 4 bir yanından ziyaretine geldiler. Ve kendi deyimiyle; ‘Pınarhisar’ı milletimizle kucaklaşmak için medreseye dönüştürdük’ dedi. Günde 100’lerce ziyaretçi. Pınarhisar’da bir şiir albümü çıkardı, imzaladı, Türkiye’ye yolladı. Albüm tüm ülkede satıldı, kimse engellemedi. Oysa Ekrem Başkan’ın sosyal medyasına bile engel getiriyorlar. Milletvekilleri dışında ziyaretlere engel oluyorlar.

Ben buradan hatırlatmak isterim ki; dünün mağduru Erdoğan, bugünün zalimi olmuştur. Erdoğan’ın kendisine yapılmayanları bugün masum rakibine yapmaktadır. Şu an Ekrem Başkan henüz iddia var, iddianame yok. İftira var, kanıt yok. Cezaevi var, yargılama yok. Olsa, karar yok. Olsa, kesinleşme yok. Ama sanki suçluymuş gibi Ekrem Başkan’ın resimlerine, posterlerine, afişlerine yasak getiren, onun resminden bile korkan bir anlayış var. İşte, ‘İmamoğlu’na özgürlük’ yazan bu afişleri gençlerin ellerinden toplamaya kalkanlar, bugün burada bile bu resimleri polise toplatmaya kalkanlara şunu söylüyoruz; afişleri, posterleri toplamakla bir sonraki cumhurbaşkanını bu gençlerin yüreklerinden sökemezsiniz.

Özgür Özel, Düzce mitinginde konuştu: Bu yapılanların hesabını soracağım

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.