Mahkemenin iptal başvurusunda, itiraz konusu kuralın memuriyetten ilişik kesme gibi ağır bir sonuç öngörmesine rağmen, kuralda hangi hal ve hareketlerin memuriyetle bağdaşmayacak nitelikte olduğuna ilişkin belirleme yapılmadığı bildirildi. Kuralda, bu hal ve hareketlerin nasıl belirleneceğine ilişkin somut ölçütlere de yer verilmediği belirtilen başvuruda, bu durumun keyfi yorum ve uygulamalara sebep olduğu aktarıldı.
Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, ilgili kuralı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti ve hükmün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
AYM’nin kararında, itiraz konusu kuralın, “aday memur” statüsünde görev yapan kamu görevlilerinden, adaylık süresi içerisinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla memuriyetten ilişiklerinin kesilmesini öngördüğü vurgulandı.
Temel hakları sınırlayan kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerektiği ifade edilen kararda, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bir kanun hükmünün muhataplarının hangi eylemin disiplin suçu teşkil ettiğinin ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunun belli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkan verecek şekilde kaleme alınmış olması, kanunilik ilkesinin sağlanması bakımından gereklidir. Kuralda ilişik kesmenin konusunu teşkil eden disiplinsizlik hallerinin kapsamı, niteliği, ne şekilde işlenebileceği gibi hususların herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bu yönüyle kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya sonuç bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır.”
Kaynak: AA




Yorumlar kapalı.