1. Haberler
  2. Hayat
  3. Bilim, 700 yıllık sırrı aydınlattı: Tarihi cinayet gün yüzüne çıktı

Bilim, 700 yıllık sırrı aydınlattı: Tarihi cinayet gün yüzüne çıktı

featured

1915 yılında Margaret Adası’ndaki Dominiken manastırında yapılan kazılarda genç bir erkeğe ait iskelet bulunmuştu. Dönem kaynakları ve iskeletteki ağır travmalar, kalıntıların 1272’de öldürülen Macsó Dükü Béla’ya ait olabileceğini düşündürüyordu. Dük Béla, annesi aracılığıyla Kral IV. Béla’nın torunu, babası yoluyla ise Rurik hanedanına mensuptu. Ortaçağ kayıtlarında Béla’nın Kőszegi ailesinden Henrik tarafından öldürüldüğü aktarılıyor.

Kazı sonrası iskelet, antropolog Lajos Bartucz’a gönderilmiş, Bartucz 23 kılıç darbesi ve çok sayıda ölümcül kafa travması raporlamıştı. Ancak kemikler II. Dünya Savaşı öncesi kaybolmuştu. 2018’de kalça ve gövde kemikleri Macar Doğa Tarihi Müzesi’nde, kafatası ise ELTE’de bulunan Aurél Török Koleksiyonu’nda tesadüfen bulundu.

2018’de başlatılan modern araştırmada antropologlar, genetikçiler, arkeologlar, diş uzmanları ile radyokarbon ve izotop analiz uzmanları bir araya geldi. Bu sayede iskeletin kimliği doğrulandı ve Dük Béla’nın hayatı ve ölümü ayrıntılı biçimde yeniden kurgulandı. Antropolojik veriler, bireyin 20’li yaşların başında öldüğünü gösterdi. İlk radyokarbon analizleri beklenenden daha erken bir tarih verse de bunun yüksek hayvansal protein, özellikle balık tüketiminden kaynaklanan “rezervuar etkisi” olduğu anlaşıldı.

Diş taşından elde edilen binlerce mikro fosil, Dük Béla’nın beslenmesinde buğday ve arpa ürünlerinin, pişirilmiş irmik ve ekmek gibi gıdaların önemli yer tuttuğunu ortaya koydu. Stronsiyum izotop analizleri, dükün çocukluğunu Vukovar–Sirmiye bölgesinde geçirdiğini ve sonrasında muhtemelen Budapeşte çevresine taşındığını gösterdi.

Genetik analizler, iskeletin Kral III. Béla’nın dördüncü kuşak torunu olduğunu doğruladı. Genomda güçlü bir İskandinav bileşeni saptandı ve bu, Rurik hanedanı bağlantısını destekledi. Anneden gelen Doğu Akdeniz genetik izi, Bizans İmparatoriçesi Maria Laskarina ile uyumlu bulundu. Y-kromozomu analizleri ise Rurik soyunun kesintisiz aktarımını gösterdi.

Adli antropolojik inceleme, Dük Béla’nın ölümünün çok sayıda saldırganın yer aldığı organize bir suikast sonucu gerçekleştiğini ortaya koydu. Toplam 26 ölüm anı yarası tespit edildi: 9’u kafatasında, 17’si vücutta. Yaraların dağılımı, üç saldırganın eşzamanlı saldırdığını ve farklı tipte iki silah kullandığını gösteriyor. Zırh bulunmaması, saldırının hazırlıksız yakalanan Dük’e karşı yapıldığını işaret ediyor. Yaraların şiddeti, saldırganların yoğun öfke veya nefretle hareket ettiğini gösterirken, saldırının koordineli yapısı suikastın planlı olduğunu doğruluyor.

Bilim, 700 yıllık sırrı aydınlattı: Tarihi cinayet gün yüzüne çıktı

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.