Porselenin sırrı olan kaolin, ilk olarak topraktan özenle kazılarak çıkarılır ve toplanır. Ardından, kilin en saf halini elde etmek için elekten geçirilerek tozları ayrıştırılır. Saflaştırılan bu toza su katılır ve ince bir bez yardımıyla süzme işlemi uygulanır. Bir gece boyunca dinlenmeye bırakılan karışımda, ağır olan kil dibe çöker ve istenen kıvamı alır. Son bir kez daha süzme işleminden geçirilen kil, bir gece sonra artık porselen hamuru haline gelmiş olur ve usta ellerde şekillendirilmeye hazırdır.
Dehua, Ming ve Qing hanedanlıkları döneminde porselen sanatının merkezi haline gelmiştir. Bu dönemin ustaları, kaolin kilinin eşsiz beyazlığından faydalanarak özellikle dini figürlerin yapımında uzmanlaşmışlardır. Guan Yin ve Buda Matreya gibi heykeller, sadece teknik açıdan kusursuz olmakla kalmamış, aynı zamanda taşıdıkları ruhani zarafetle Çin porselen sanatının sembolleri haline gelmiştir.
Şekillendirilen hamur, porselenin son haline ulaşması için iki aşamalı, zahmetli bir pişirme sürecinden geçer. Ürünler ilk olarak 900 derecede tam bir gün boyunca pişirilir. İlk pişirmenin ardından, kile feldspat eklenir. Bu ekleme ile camlaşma adı verilen kritik süreç başlar. Parlaklığa katkı sağlaması için karışıma ince kuvars kumu da ilave edilir. Son olarak fırın, 1400 dereceye kadar çıkarılır ve ikinci pişirme yapılır. Tüm bu titiz işçilik ve yüksek sıcaklık sayesinde, ortaya çıkan porselenler o ünlü parlak beyaz ve zarif görünümüne kavuşur.




Yorumlar kapalı.