1. Haberler
  2. Ankara
  3. Gündem
  4. Arınç isim vermeden Bahçeli’yi eleştirdi: Apo’ya statü peşinde koşanlar önce KHK’yı halletsin

Arınç isim vermeden Bahçeli’yi eleştirdi: Apo’ya statü peşinde koşanlar önce KHK’yı halletsin

Sorunların çözümünün çok da zor olmadığını belirten Arınç, "Mesele, onları kronik hale getirmeden, zamanında ve zemininde bu işleri çözmek lazım. Tabii, tercihimizi Cumhuriyet'ten yana yaptık. 1923'ten beri böyle. Cumhuriyet, belki de bilinen rejimlerin en iyisi, en faziletlisidir. Dolayısıyla buradan geriye dönüş yok. Ama tek başına cumhuriyet, kurulduğu günden beri kendi ilkeleri etrafında başka bir şeyi kabul etmeyen bir ideolojiye dönüşmüş de olabilir. Dolayısıyla demokrasi ortak paydamız ise demokrasiyi cumhuriyetle birleştirmek ve ondan meydana gelebilecek güzel bir yönetimi hazırlamak zorundayız" ifadelerini kullandı.

featured

Toplumda “demokrasi” konusunda bilinç oluşturulması gerektiğini belirterek, seçmenlerin, günlük çıkarlarıyla, kavgalarıyla, dertleriyle meşgul olduğunu söyledi.

Sorunların çözümünün çok da zor olmadığını belirten Arınç, “Mesele, onları kronik hale getirmeden, zamanında ve zemininde bu işleri çözmek lazım. Tabii, tercihimizi Cumhuriyet’ten yana yaptık. 1923’ten beri böyle. Cumhuriyet, belki de bilinen rejimlerin en iyisi, en faziletlisidir. Dolayısıyla buradan geriye dönüş yok. Ama tek başına cumhuriyet, kurulduğu günden beri kendi ilkeleri etrafında başka bir şeyi kabul etmeyen bir ideolojiye dönüşmüş de olabilir. Dolayısıyla demokrasi ortak paydamız ise demokrasiyi cumhuriyetle birleştirmek ve ondan meydana gelebilecek güzel bir yönetimi hazırlamak zorundayız” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki “monarşi” açıklamasına atıf yapan Arınç, “Barrack, ‘Artık şefkatli monarşiye ihtiyacımız var’ dedi. Yani cumhuriyet dönemlerinin gelmiş geçmiş olduğunu söyledi. Kendisinin, yani Trump’la ne kadar benzeştiğini, ne kadar birbirlerine çok benzediklerini görebiliyoruz; konuşmaları itibarıyla, hal ve tavırları itibarıyla. İkisi de milyarder, ikisi de çok zengin. İkisi de aklına geleni hemen söylüyor. İkisi de saat başı 10 defa değişik şeyler konuşabiliyor. İkisi de belki yayılmacı, belki emperyalist, belki bu düşüncelere sahip insanlar. Suriye’de söyledikleri farklı, Türkiye’de söyledikleri farklı. Biz bunlardan bir şey alacak değiliz. Ama bir büyükelçi bunu rahatlıkla konuşabiliyorsa ve ‘persona non grata’ (istenmeyen kişi) ilan edilmemişse şu ana kadar, bu Amerika’nın Türkiye üzerindeki gücüdür. Trump’ın Türkiye üzerindeki gücüdür. Çünkü bu şahıs onun temsilcisidir. Yani bu konuşmaları veya benzerlerini Mozambik büyükelçisi yapsaydı —ki yapamazdı— herhalde deport edilip ülkesine gönderilebilirdi” değerlendirmesinde bulundu.

Toplumdaki farklı kesimlerin, farklı çıkar gruplarının bir arada huzur içerisinde, mutluluk içerisinde yaşaması gerektiğini söyleyen Bülent Arınç, “Nüfusumuz 86 milyon oldu. Bunların içerisinde şüphesiz kötü niyetli insanlar da az sayıda bulunabilir. Bu ülkeyi sevmeyen, bu ülkenin aleyhine çalışan, bu ülkenin huzurunu, ahengini bozmaya çalışanlar da mutlaka olabilir. Ama siyasetçiye düşen görev, toplumu demokratik ölçüler içerisinde yönetebilmek, onları başarılı bir şekilde huzur içerisinde yaşatabilmektir. AK Parti’nin ilk 10 yıllık dönemi böyledir. Yani bu dönemi, içinde yaşadığım için de biliyorum. Sonraki dönem, sıkıntılı dönemlerdir. Onların da sebepleri vardır şüphesiz. Ama toplum hayatı da devlet hayatı da siyasi partiler de iktidarlar da bu süreçlerden mutlaka geçmişlerdir. Önemli olan şey, gemiyi dalgalarla boğuşurken sahil-i selamete ulaştırabilmek. Gerçek kaptanlar da ancak böyle belli olur” yorumunu yaptı.

Eski TBMM Başkanı Arınç, “15 Temmuz Darbe Girişimi” sonrası yaşanan mağduriyetlere dikkati çekerek, silahlı unsurların ve onlara destek veren sivillerin açıkça belli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Allah onların cezasını versin. Ama 3 milyon kişi bir terör örgütü üyesi sayılabilir mi? Avrupa Parlamentosu’nda bir milletvekili çıkıyor: ‘Arkadaşlar, size çok enteresan bir şey söyleyeceğim. Türkiye’de 3 milyon terörist varmış.’ Aşağıdan da kahkahalar yükseliyor. 3 milyon terörist… Ya 3 bin dese anlarım da 3 milyon terörist varsa zaten Türkiye teröristlerin eline geçmiş demektir. Kim bunlar peki? Filan kitabı okuduğu için, falan okula çocuğu gittiği için, filan bankaya para yatırdığı için… Bunların hepsi legal değil miydi? Bunların hepsinin legal olduğunu bildiği için orada öğretmenlik yapanlar yok muydu? Başkaları için suç sayılmayan bir şeyin, masum insanlar için suç sayılır hale gelmesine kul da razı olmaz, Allah da razı olmaz. O yüzden adalete olan inancımızı, adalete olan ihtiyacımızı da toplumun en büyük talebi veya sıkıntısı olarak görmemiz lazım.”

Bülent Arınç, kanun hükmünde kararnameyle OHAL Komisyonu’na yaklaşık 130 bin başvuru olduğunu, kendi ailesinde de mağdurlar bulunduğu için süreci takip ettiğini, sürecin sonucunda 9 bin başvurunun kabul edildiğini anımsattı.

Arınç isim vermeden Bahçeli’yi eleştirdi: Apo’ya statü peşinde koşanlar önce KHK’yı halletsin

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.