Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) terfi ve emeklilik kararlarının liyakat esasına göre alınması gerektiğine işaret ederken, TSK’ya duyulan güvenin ‘erozyona’ uğradığını belirterek, “Geçmişte yüzde 85-90 oranıyla en güvenilir kurum olan TSK’nın, son kamuoyu araştırmalarında bu oranın yüzde 20’lere gerilediği ifade edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Bu güven düşüşünde YAŞ kararlarında siyasetin etkisinin artması ve liyakat ilkesinin gözardı edilmesinin etkili olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, “Geçtiğimiz senelerde Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığına atanan bir generalin FETÖ ile bağlantılı çıkmasından sonra, geçtiğimiz günlerde yine Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda hem de Personel Başkanlığında görevli bir generalin FETÖ şüphesi nedeniyle başka bir birlikte görevlendirildiği iddiası mevcuttur. Bu generalleri kimin terfi listesine koyduğu ve karar makamını yanılttığı ortaya çıkarılmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Bu yılki YAŞ toplantısının 30 Haziran 2025’te TBMM’ye sunulan ve 14 Temmuz 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 926 sayılı TSK Personel Kanunu değişikliklerinin ilk kez uygulanacağı toplantı olduğunu hatırlatan Bağcıoğlu, ‘söz konusu değişikliklerin; General ve amiral terfileri, Kuvvet Komutanlarının Yaş haddinin yükseltilmesi, Görev süresi uzatımları, Kurmaylık eğitimi şartının esnetilmesi, gibi konularda kişiye özel ve siyasi saiklerle yapılmış düzenlemeler olduğu izlenimini doğurduğunu’ kaydederek şu uyarıları yaptı:
“Bu değişikliklerin içeriği ve gerekçeleri ciddi soru işaretleri taşımaktadır. Özellikle bu YAŞ toplantısında, bu düzenlemelerin kimler için yapıldığı çok daha net görülecektir. Yeni düzenlemeyle; Kuvvet komutanlarının yaş haddinin 65’ten 67’ye, Cumhurbaşkanı onayıyla 72’ye kadar çıkarılması, Hava Kuvvetleri’nde “pilot”, Deniz Kuvvetleri’nde “güverte/deniz sınıfı” olma şartının kaldırılması, Korgeneral/Koramiral terfilerinde harp enstitüsü mezunu olma şartının kaldırılması gibi değişiklikler, kurumsal yapıyı zayıflatmakta, liyakat yerine kişiye özel düzenlemeler algısını güçlendirmektedir” dedi.
Düzenlemelere gerekçe olarak FETÖ mensuplarının harp akademilerine girişleri engellemesi ve sonrasında yaşanan kurmay subay açığı gösterildiğini ancak bu gerekçeleri ikna edici bulmadıklarını belirten Bağcıoğlu, “15 Temmuz’un üzerinden 9 yıl geçti. Hâlâ bu mazeretlerin arkasına sığınarak kanun değiştirmek inandırıcı değildir. Hükümet bir yandan ‘kurmay subay yok’ derken, öte yandan yüzlerce Atatürkçü subayı gerekçesiz şekilde resen emekli etmektedir. Bu çelişki, sorunun çözümüne değil, derinleşmesine neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.
Bağcıoğlu açıklamasının son bölümünde ise YAŞ kararlarının yalnızca terfilerden ibaret olmadığının ve stratejik kararların da alındığını belirterek, “Yaşanan olumsuz gelişmelerin doğurduğu olumsuzluğa rağmen 2025 YAŞ kararlarının şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Terfiler, liyakat ve ehliyet sahibi, milletin güvenini kazanmış subaylar arasından yapılmalıdır. Siyasi saiklerle alınacak kararların geçmişte olduğu gibi tekrar edilmemesini temenni ediyorum” dedi.




Yorumlar kapalı.