Silivri Cezaevi’nde gazeteciler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelen Sezgin Tanrıkulu, kamuoyuna tutukluların selamlarını ileterek devam eden hukuki süreçlere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İktidarı ve yargıyı sert bir dille eleştiren Tanrıkulu, içeride bulunan isimlerin “tamamen delilsiz, hukuka ve anayasaya aykırı” bir biçimde tutulduğunu savundu.
Gazeteci Alican Uludağ’ın durumuna değinen Tanrıkulu, soruşturmanın İstanbul’da yürütülmesine en başından beri itiraz ettiklerini hatırlattı. Mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara’ya gönderdiğini belirten CHP’li vekil, “Yetkisizlik kararı kesinleşti, şimdi dosya Ankara’ya gidecek, oradaki mahkeme gün tayin edip özgürlüğüyle ilgili karar verecek. Yani Uludağ, tamamen hukuka aykırı bir biçimde cezaevinde tutuluyor” ifadelerini kullandı.
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın dosyasını da değerlendiren Tanrıkulu, iddianamenin “saçma sapan iddialarla dolu” olduğunu öne sürdü. TMSF tarafından satışa çıkarılan TELE1 hakkında da konuşan Tanrıkulu, “Kanalına el konuldu, şimdi yağmalanacak. TMSF satışa çıkarmış. Bu konuyu ayrıca değerlendireceğim” diyerek tepkisini dile getirdi.
Tanrıkulu’nun gündeminde, haklarındaki yüksek mahkeme kararlarına rağmen tahliye edilmeyen Gezi davası tutukluları Osman Kavala, Can Atalay ve Tayfun Kahraman da vardı:
Osman Kavala: Kavala hakkında iki ayrı AİHM kararı olmasına rağmen tahliyesinin gerçekleşmediğini vurgulayan Tanrıkulu, avukatlarıyla birlikte AİHM Büyük Daire önündeki üçüncü başvuru sürecine katıldıklarını ve kararın yakında açıklanmasını beklediklerini belirtti. Kavala’nın sekiz yılı aşkın süredir cezaevinde olduğunu hatırlattı.




Yorumlar kapalı.