Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 09.21’de merkez üssü Denizli’nin Buldan ilçesi olan 5,1 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelen sığ deprem, bölge halkını sokağa döktü. Depremin hemen ardından kamuoyunu bilgilendiren Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, kent genelinde şu ana kadar herhangi bir can veya mal kaybı ihbarı almadıklarını, tüm birimlerin teyakkuz halinde olduğunu vurguladı. Ekiplerin bölgedeki saha tarama çalışmaları aralıksız sürerken, yetkililer olası artçı sarsıntılara karşı da vatandaşları tedbirli olmaları konusunda uyardı.
Buldan merkezli sarsıntının en dikkat çekici özelliklerinden biri, etki alanının sıra dışı genişliği oldu. Deprem, Denizli ve çevre illerin yanı sıra İzmir, Manisa, Aydın ve Uşak gibi tüm Ege Bölgesi illerinde şiddetle hissedildi. Sarsıntının açığa çıkardığı enerji o kadar yüksekti ki, fay hattından yüzlerce kilometre uzaklıktaki İstanbul’da dahi bazı vatandaşlar sarsıntıyı hissettiklerini rapor etti. Bu durum, sığ depremlerin yüzey dalgalarının elverişli zemin koşullarında ne kadar uzak mesafelere ulaşabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaşanan büyük paniğin ardından bölgenin sismik hareketliliğini değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, ezber bozan uyarılarda bulundu. Buldan depreminin “Uşak Fay Bloğu” üzerinde gelişen bir deprem kümesinin parçası olduğunu belirten Bektaş, bu sarsıntının yerbilimciler için kesinlikle sürpriz olmadığını ifade etti. Bölgenin tektonik yapısına ve güncel hareketliliğine dikkat çeken uzman isim, yeraltındaki bu sismik aktivitenin geçmişteki büyük depremlerin doğrudan bir mirası olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Bektaş’ın jeolojik analizindeki en can alıcı nokta ise 1969 yılında yaşanan tarihi depremle kurduğu somut bağ oldu. 1969 yılında Manisa’nın Alaşehir ilçesinde meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki yıkıcı depremi hatırlatan Bektaş, bugünkü 5,1’lik sarsıntının, o büyük depremin güneydoğu yönüne yaptığı “stres transferi” sonucunda geliştiğini açıkladı. Yeraltındaki fayların birbirini tetikleme prensibiyle çalıştığını belirten uzman isim, “Bu deprem kümesinin zamanla stres transferiyle daha da büyümesi söz konusudur.” diyerek bölge halkını ve yerel yönetimleri gelecekteki olası daha büyük sarsıntılara karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyardı.




Yorumlar kapalı.