İmamoğlu, 23 Haziran’da tekrarlanan seçimde halkın bu müdahaleye güçlü bir yanıt verdiğini belirterek, “13 bin farkı 806 bine çıkaran milletimiz, hak, hukuk ve demokrasi dersi vermiştir” dedi.
Konuşmasında, mevcut iktidarın yargı yoluyla siyaseti şekillendirdiğini ve hukuk kurumlarının olağanüstü yetkilerle donatılmış özel birimler tarafından araçsallaştırıldığını savunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
İmamoğlu, kamu kurumlarının ve yargının itibarsızlaştırıldığını; iftiralar, gizli tanıklar ve medya manipülasyonlarıyla siyasetin kuşatıldığını dile getirdi.
Yargı eliyle toplumun çeşitli kesimlerine yönelik baskıların arttığına dikkat çeken İBB Başkanı, “Sanatçısından emeklisine, sendikacısından gençliğine uzanan bir sindirme politikası uygulanıyor. Bu rejime karşı vereceğimiz mücadele, milletin birlik ve iradesine dayanacaktır” dedi.
Türkiye’nin tarih boyunca hiçbir zaman halkın iradesine karşı kurulan düzene boyun eğmediğini ifade eden İmamoğlu, bu dönemin de ancak adalet ve demokrasi temelinde bir zihniyet devrimiyle aşılabileceğini vurguladı. “Bu akıldan ve bu düzenden kurtulmanın tek yolu, topyekûn bir adalet ve demokrasi devrimidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
İmamoğlu’nun Silivri cezaevinden yazdığı ve Cumhuriyet’te yayımlanan “Adalet devrimi – Ekrem İmamoğlu” başlıklı yazısı şöyle:
“Nisan ayındayız. Egemenliğin millete ait olduğunun ilan edildiği nisan ayının 105. yılındayız. İmparatorlukların parçalandığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun da topraklarının büyük ölçüde daraldığı, elde kalan toprakların da işgal altında olduğu, varoluşsal krizler yaşadığımız günlerin üzerinden bir asırdan fazla geçti. İşte o tarihimizin en zor, en karanlık zamanlarında, yok olmanın eşiğinde, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük komutanlarından, liderlerinden biri bu cennet vatanın üstüne bir güneş gibi doğdu.
Mustafa Kemal, kurtuluşun tek yolunun ancak çok büyük bir milli uyanışla mümkün olacağına inanıyordu. Milletini çok iyi tanıyan büyük lider, Anadolu’dan Rumeli’ye tüm milletin cemiyetlerle örgütlenmesi, ortak mücadele hattının kurulması, milletin birliğinin sağlanması için kolları sıvadı. Kurtuluşa giden yolun taşları döşeniyordu. Nitekim milletin birliğini kurtuluşun tek yolu olarak gören Ata’mız, Samsun’a ayak bastıktan hemen sonra dünya tarihinin en etkileyici kurtuluş manifestolarından biri olan Amasya Genelgesi’nde bunu milletiyle paylaştı: ‘Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.’




Yorumlar kapalı.