İddiaların medyada ve sosyal medyada geniş yer bulmasının ardından açıklama yapan İSKİ, tesisin iki deşarj noktasından alınan tüm verilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sistemine anlık olarak iletildiğini, bu alanların sürekli denetim altında olduğunu vurguladı.
İSKİ açıklamasında, Marmara Denizi’ne atık su karıştığına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğu belirtilerek, “Bahse konu olan Haramidere, İstanbul’un en geniş havzalarından biridir. Yağışlı havalarda yüzeysel akışla birlikte gelen kil, silt ve mil gibi doğal unsurlar denize taşınmakta, bu da görüntü kirliliğine neden olmaktadır. Bu durum, 2009 yılında tesis henüz yapılmamışken de mevcuttu” denildi.
İSKİ, dere ve deniz birleşim noktalarında geçmişte batık bölgelerde sirkülasyon sistemleri kurulduğunu ancak Ambarlı’daki ileri biyolojik arıtma sayesinde bu tür önlemlere gerek kalmadığını ifade etti. Arıtılan atık suyun, çevreye zarar vermeyecek şekilde Haramidere’ye deşarj edildiği vurgulandı.
Tesisin iki ayrı deşarj noktasında yer alan SAİS kabinleri sayesinde her an veri aktarımı sağlandığını ve gerektiğinde online numune alınarak denetim yapılabildiğini aktaran İSKİ, “Marmara Denizi’ne doğrudan herhangi bir atık su deşarjı söz konusu değildir” dedi.
İSKİ ayrıca, arıtma kapasitesinin artırılması amacıyla ikinci kademe yatırım sürecinin başladığını ve bu kapsamda yeni ihale çalışmalarının kurum öz kaynaklarıyla yürütüldüğünü de açıkladı.İSKİ kamuoyunu yanıltıcı iddialara karşı uyararak, bilgi kirliliğine itibar edilmemesi çağrısında bulundu.




Yorumlar kapalı.