“Türkiye’de kadınlar, 5 Aralık 1934’te seçme ve seçilme hakkını kazandı. Bu tarih, yalnızca bir anayasa maddesi değil; bu ülkenin dört bir yanında sesi duyulmamış, emeği görünmemiş milyonlarca kadının eşit yurttaşlık talebinin siyasal karşılığıdır. Kadınlar bu hakkı bir lütufla değil, örgütlenerek, cesaretle talep ederek ve mücadele ederek aldı.
Bugün, 91 yıl sonra aynı kararlılıkla söylüyoruz: Kadınların kazanımları kalıcı değildir; sahip çıkılmadığında geriye çekilir.
“Demokraside 91 yıldır aynı gerçek değişmiyor: Eksik temsil, eksik demokrasi demektir.”
Türkiye, kadınlara siyasi haklar konusunda dünyada öncü ülkeler arasında yer aldı; ancak temsil söz konusu olduğunda hâlâ gerideyiz.
Bu tablo tesadüf değildir; siyasi alanda süregelen yapısal dışlamanın kurumsallaşmış bir görüntüsüdür.
“17 ilde hâlâ hiç kadın milletvekili yok. Bu yalnızca temsil değil, coğrafi eşitsizlik sorunudur.”
1934’ten bu yana Kırklareli, Kırıkkale, Kilis, Rize, Artvin, Ardahan, Gümüşhane, Erzincan, Karabük, Burdur, Yozgat, Kırşehir, Niğde, Sinop, Bayburt, Adıyaman ve Karaman olmak üzere 17 ilde bugüne kadar hiç kadın milletvekili seçilmedi.
Bu gerçek, eşitsizliğin yalnızca oranlarda değil, ülke coğrafyasına yayılmış köklü bir siyasal dışlama şeklinde var olduğunu gösteriyor.
“2023 seçimlerinde bazı illerde tarihi bir ilk yaşandı ama yetmez, çünkü ilerleme çok yavaş.”



