Asırlardır mutfaklarda kullanılan ve yemeğe eşsiz bir tat veren bakır ürünler, günümüzde modern materyallerin gölgesinde kaldı. Demir ve çelik mutfak gereçlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, geleneksel yöntemlerle üretilen bakır eşyalar mutfaklardan çekilmeye başladı. Tarih boyunca hem mutfakta hem de sofralarda kullanılan bakır ürünler, günümüzde daha çok hediyelik eşya olarak tercih ediliyor. Ancak maddi açıdan pahalı olan bu ürünlere talep giderek azalıyor.
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan Bakırcılar Çarşısı’nda halen geleneksel yöntemlerle üretilen bakır ürünler satışa sunuluyor. Bakırcılık mesleğinin son temsilcilerinden biri olan Gökhan Kolay, bakır ürünlerin kilogram bazında fiyatlandırıldığını belirtiyor. Kolay, “En çok tercih edilen ürünlerimiz sahan, çaydanlık ve cezve. Sahanlar kilogram başına bin 200 ile bin 300 TL arasında değişiyor. Çaydanlıklar ise kalite ve inceliğine göre fiyatlandırılıyor. Ancak en pahalı ürünlerimiz kazanlar. Kazanların fiyatı kilosuna göre 5 bin ile 10 bin TL arasında değişiyor” dedi.
Geleneksel el işçiliğiyle üretilen bakır ürünler, günümüzde fabrikasyon üretimle rekabet etmekte zorlanıyor. Kolay, “Bakır ürünler pres basımı (fabrikasyon) ve el dövmesi yöntemleri ile üretiliyor. Ancak el dövmesi yöntemi giderek azalıyor. Artık genellikle fabrikasyon üretim tercih ediliyor ve ürünler kalıp basımı ile şekillendiriliyor. Bu da el işçiliğine olan talebi düşürüyor” ifadelerini kullandı.

Bakırcılık mesleğinin emek isteyen ve zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Gökhan Kolay, gençlerin bu mesleğe ilgi göstermediğini söyledi. Kolay, “Eleman yetiştirmek için çabalıyoruz ama kimse tercih etmiyor. Mesleğimizin kirli ve talebinin az olması sebebiyle bu zanaatı sürdürecek eleman bulmakta zorlanıyoruz. Bu durum, bakırcılık mesleğini yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor” dedi.



