Kamuoyunda ‘Yenidoğan çetesi’ olarak bilinen davanın eylülde yapılacak 6. duruşma öncesi mahkeme tarafından istenen Adli Tıp Kurumu (ATK) raporları dosyaya girdi. ATK, çete tarafından ölüme sürüklendiği öne sürülen 10 bebeğin her biri için kusurları tek tek tespit etti. Hazırlanan raporlar arasında özellikle bebek Havanur Karakoç’a dair olan dikkat çekti. Bebeğin otopsi bulguları yok sayılırken tape kayıtları ve Teftiş Kurulu Raporu’nun göz önünde bulundurulduğu görüldü.
Adli Tıp Kurumu’nun 2024 tarihli ilk raporunda Havanur’un ölüm sebebi “Rahim içi nekrotizan enterokolit, doğumsal pnömoni ve ensefalomalazi” şeklinde sıralanmış; ihmal, travma ya da dış müdahaleye rastlanmadığı vurgulanmıştı. Yeni raporda ise, aynı bebeğin vefatında bambaşka bir tablo çizildi. Havanur’un “Ağır malnütrisyon, kronik akciğer hasarı, uygunsuz ventilasyon, aspirasyonun geç fark edilmesi ve sepsis” nedeniyle öldüğü belirtildi. Ayrıca epikrizlerin doktor olmayan kişilerce sonradan düzenlendiği, ventilasyon ayarlarının yanlış yapıldığı, beslenme desteğinin sağlanmadığı ve kilo kaybının açıklanamaz boyutlara ulaştığı kaydedildi.
2025 raporu
En çarpıcı çelişkilerden biri, aspirasyon bulgusunda ortaya çıktı. 2025 raporunda bebeğin aspirasyonunun fark edilmediği ve bu durumun ölümde etkili olduğu ileri sürülürken, 2024’teki otopsi raporunda aspirasyona dair hiçbir bulguya rastlanmamıştı. Son raporda bebeğin 10 gün içinde 1000 gramdan fazla kilo kaybettiği, beslenme desteğinin verilmediği ve bunun sonucunda ağır malnütrisyon tablosuna girdiği iddia edildi. Eski tarihli raporda malnütrisyona dair tek bir bulgu yer almıyordu.
2024 raporu
Öte yandan Havanur bebeğin doğum sonrası bağırsak perforasyonu nedeniyle ameliyat edildiği de kayıtlara geçti. 2024 raporunda ameliyatın ardından herhangi bir komplikasyon gelişmediği; takip eden günlerde klinik iyileşme beklendiği ifade edilmişti. Oysa güncellenen rapor, operasyon sonrası bebeğe uygun tedavi ve beslenme desteği sağlanmadığını, bu yüzden iyileşmenin gerçekleşmediğini öne sürdü. Davada; suç örgütü lideri olmakla suçlanan Fırat Sarı ile birlikte 19’u tutuklu 57 sanık yargılanıyor.
‘Yenidoğan çetesi’ tarafından ölüme sürüklendiği öne sürülen Türkmenistan uyruklu Mive Serdarova adlı bebeğe ilişkin belgeler de çelişki yarattı. Daha önce Serdarova’nın yetersiz beslenme ve uygun bir merkeze sevk edilmemesi sebebiyle öldüğü iddia edilmişti. Ancak ANKARAGÜNDEM’ın ulaştığı bilirkişi raporu, bebeğin parasızlıktan can verdiğini ortaya çıkarmıştı. Doktor Şeyhmus Çelik’in bebeğin sevki için 112 üzerinden ısrarla hastane aradığı ancak kamu hastanelerinin “Ücreti aile karşılayacaksa ameliyat yaparız” dediği rapora yansımıştı. Dava dosyasına giren Adli Tıp Kurumu raporunda bu ayrıntıya hiç değinilmedi. Raporda, Serdarova’nın “ısrarla sevk edilmediği” belirtilerek ölümün ihmalle gerçekleştiği kaydedildi.




Yorumlar kapalı.