Araştırma, diğer nesillerin de benzer zayıflıklar gösterdiğini ortaya koydu. 1946–1964 yılları arasında doğan Baby Boomers kuşağında, “123456” en çok kullanılan şifre olarak belirlendi. Aynı parola, hem X kuşağı hem de Y kuşağı için de en popüler tercih oldu.
NordPass araştırmacıları, rapora ilişkin yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Genç nesillerin dijital yerliler olduğu ve interneti içselleştirdikleri için siber riskleri daha iyi anladıkları düşünülüyor. Ancak bulgularımız bunun doğru olmadığını gösteriyor.”
NordPass’in elde ettiği sonuçlar, parola yöneticisi Bitwarden tarafından ABD, Birleşik Krallık, Japonya, Almanya, Fransa ve Avustralya’da gerçekleştirilen kapsamlı bir anketin verileriyle de paralellik gösteriyor.
Bitwarden’ın verilerine göre, Z Kuşağı katılımcılarının büyük bir çoğunluğu, yani yüzde 72’si, aynı şifreyi birden fazla çevrimiçi platformda tekrar kullanma eğilimi sergiliyor. Bu oranın, Baby Boomer kuşağındaki karşılığı ise yalnızca yüzde 42 seviyesinde kaldı. Bu durum, genç kullanıcıların “parola yorgunluğu” yaşayan en büyük grup olarak öne çıktığını gösteriyor.
Ancak araştırmalar, Z Kuşağı’nın modern güvenlik yöntemlerine adaptasyon hızının daha yüksek olduğunu da ortaya koyuyor. Genç nesil, geçiş anahtarı (passkey), biyometrik doğrulama ve iki faktörlü kimlik doğrulama gibi daha yeni güvenlik araçlarına diğer nesillere göre daha hızlı geçiş yapıyor.
Google’ın haziran ayında yayımladığı güvenlik raporu da bu eğilimi destekler nitelikte. Raporda, X kuşağı ve Baby Boomers’ın oturum açma işlemleri sırasında geleneksel parola kullanımına daha fazla bağımlı olduğu vurgulanmıştı. Google’ın Gizlilik, Güvenlik ve Emniyetten Sorumlu Başkan Yardımcısı Evan Kostovinos, Z Kuşağı’nın parolaları “eski bir güvenlik normu” olarak gördüğünü ve dijital yerlilerin daha gelişmiş kimlik doğrulama araçlarına yöneldiğini belirtti.



