İlçeye bağlı köylerde yaşayan vatandaşlar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dut bahçelerine yöneliyor. Ağaçların yüksek dallarına çıkan köylüler, dalları sallayarak olgun dutları yere düşürüyor. Toplanan meyveler, kazanlarda kaynatılarak önce posasından ayrılıyor, ardından koyu kıvamlı pekmeze dönüştürülüyor.
Yaklaşık 5 saat süren kaynatma sürecinin ardından elde edilen dut suyu, presleme ve yeniden kaynatma işlemiyle pekmez haline getiriliyor. 1 kova duttan yalnızca 1 kilogram pekmez elde ediliyor ve bu özel ürün, 400 TL’den satışa sunuluyor. Türkiye’nin birçok bölgesinden sipariş alan Yusufeli dut pekmezi, lezzetiyle fark yaratıyor.
Yıllardır dut pekmezi üreten Recep Araz, üretim sürecinin zorluğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
İstanbul’dan sadece dut pekmezi almak için Yusufeli’ne gelen bir tüketici ise şöyle konuştu:
Köylülerden Halil Demris ise sürecin tüm gün sürdüğünü anlatarak şunları ifade etti:
“10-15 metre yüksekliğindeki ağaçlara tırmanıyoruz. Dutları toplamak ayrı, pekmeze dönüştürmek ise başlı başına bir uğraş. Kazanın başından 5 saat ayrılmak mümkün değil. Ürünümüzü satıyoruz ama emeğimizin karşılığını tam olarak aldığımız söylenemez.”
“Bu kadar doğal, bu kadar lezzetli bir pekmez tatmamıştım. Yusufeli dutunun ününü duymuştuk ama burada yerinde deneyince gerçekten farkı anladık. Herkese tavsiye ederim.”
“Pişirme, süzme, presleme derken bir gün bitiyor. Üstelik dut ağaçlarının dallarını sallamak da kolay değil. O işi yapacak birini bulmak her geçen yıl zorlaşıyor.”
Yöre halkının imece usulüyle sürdürdüğü bu geleneksel üretim, hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş tatlarını yaşatıyor.




Yorumlar kapalı.