Temel mal grubunda enflasyonun yüzde 20’nin altına indiğini açıklayan Şimşek, gıda enflasyonunun ise yüzde 27 seviyesinde olduğunu belirtti. Buna karşın kira, eğitim ve hizmet fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle manşet enflasyonun yüzde 31 olduğunu aktardı. Hizmet enflasyonunun geçen yıl yüzde 97’den bu yıl yüzde 44’e indiğini belirten Şimşek, “Bunu düşürmek için deprem bölgesinde konut inşa ediyoruz 350 bin konutu teslim ettik. Gelecek sene 600 bin konut teslim edilecek. Sosyal konut projeleri devam ediyor, kentsel dönüşüm projelerini uyguluyoruz. Bütün bunları bütçeden yapıyoruz. Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 90’ı devlet okullarına gidiyor. Yüzde 10’un gittiği özel okullarda ise yüksek rakamlar görüldü, oralarda da makul fiyatlar görülecek” ifadelerini kullandı.
Kamu harcamalarına yönelik düzenlemelere de değinen Şimşek, bütçe açığının deprem nedeniyle milli gelire oranla yüzde 5’e kadar çıktığını ancak bu yıl yüzde 3 seviyesine gerilediğini belirtti. Kamu giderlerinin kontrol altına alındığını ifade eden Şimşek, 10 yıllık ortalamada bütçeye oranı yüzde 4,6 olan harcama seviyesinin geçen yıl yüzde 3,1’e, bu yıl ise bunun da altına indiğini dile getirdi. “Kamuda tasarruf çabası var ve sonuç alıyoruz” dedi.
Kur korumalı mevduatta 143 milyar dolarlık çözülme sağlandığını da açıklayan Şimşek, “Türkiye’nin bilançosunda 250 milyar doları aşan bir iyileşme var” ifadelerini kullandı.
Altın ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, şu bilgileri verdi:
“Altın ithalatı yalnızca sanayide kullanılmıyor. Altın bir portföy tercihidir. Vatandaşın bireysel altın alımlarını dışarıda bıraktığımızda Türkiye’de cari açık kalmıyor. Osmanlı’nın son yüzyılından bugüne en büyük sorun döviz darboğazıdır, bu da cari açıkla ilgilidir. İlk kez bu sorunu yapısal olarak aşma noktasına geldik.”
Merkez Bankası rezervlerine de dikkat çeken Şimşek, son iki yılda net rezervlerin 118 milyar dolar arttığını belirtti. Kur korumalı mevduatın neredeyse tamamen çözülmek üzere olduğunu, sadece 400 milyon dolar kaldığını söyledi. Türkiye’nin risk priminin son 7,5 yılın en düşük düzeyine indiğini, kredi notunun ise iki kademe artırıldığını vurguladı. “Yatırım yapılabilir seviyeye doğru ilerlemeye devam edeceğiz” dedi.



