Birleşmiş Milletler’in 2003’te kabul ettiği Yolsuzluğa Karşı BM Sözleşmesi’nin yıldönümünde yayımlanan açıklamada, yolsuzluğun hem ekonomik hem de etik boyutuyla kurumsal yapıyı ve toplumsal güven duygusunu aşındırdığı vurgulandı.
ACFE’nin 2024 Küresel Suistimal Raporu’na göre dünyada her 100 suistimal vakasının 48’i yolsuzluk kaynaklı. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede ise bu oran yüzde 70’e kadar çıkıyor. Rapor; satın alma, muhasebe-finans, üst yönetim ve satış gibi kritik birimlerde vakaların daha yoğun ortaya çıktığını, yolsuzluğun tüm sektörlerde en yaygın suistimal türü olduğunu gösteriyor.
Cerebra CEO’su Fikret Sebilcioğlu, bu tabloyu “Türkiye’nin yolsuzlukla mücadelede çok daha yüksek bir risk ortamında bulunduğunun açık göstergesi” sözleriyle değerlendirdi.
Cerebra CEO’su Fikret Sebilcioğlu
Sebilcioğlu, yolsuzluğun etkilerinin yalnızca finansal kayıplarla sınırlı olmadığını belirterek şu uyarıda bulundu:
Sebilcioğlu, şirketlerin etik risklere karşı daha güçlü mekanizmalar oluşturması gerektiğini, yolsuzlukla mücadelenin yalnızca teknik bir uyum meselesi değil, iş kültürünün temel bir bileşeni olduğunu ifade etti.
Cerebra’nın değerlendirmesi, yolsuzluğun kamu kaynaklarını israf ederek ekonomik eşitsizliği derinleştirdiğini, kurumların içinde ise güveni ve iş süreçlerinin sağlıklı işleyişini zayıflattığını ortaya koyuyor.




Yorumlar kapalı.