1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Türkiye Ekonomisi Çöküşün Eşiğinde: Gizemli Savaşın Ardında Kaybolan Umutlar!

Türkiye Ekonomisi Çöküşün Eşiğinde: Gizemli Savaşın Ardında Kaybolan Umutlar!

Programın başlangıcında, İsrail ile İran arasındaki son gerilime dikkat çekildi. Sunucu, yıllardır Türkiye'nin başındaki her türlü belanın sorumlusu olarak gördüğü Ortadoğu'nun, İsrail'in İran'ı vurması ve İran'ın buna karşılık vermesiyle yeni bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirtti. Amerika'nın çekimser kalması ve neredeyse tüm dünyanın İsrail'e destek vermesi, hatta Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un dahi bu yönde açıklamalar yapması, İran'ın adım adım "Suriye olma yolunda ilerlediğini" gösteriyor. Bu tablo karşısında Türkiye'nin pozisyonu kritik bir soru işareti oluşturuyor. Sunucuya göre, Türkiye demografik olarak oldukça iyi bir noktada olmasına rağmen, bu potansiyeli kullanmak için "sistematik ve jeopolitik olarak hazır" değil.

featured

Ortadoğu “Çöplüğü” ve Türkiye’nin Kaybolan Konumu

Programın başlangıcında, İsrail ile İran arasındaki son gerilime dikkat çekildi. Sunucu, yıllardır Türkiye’nin başındaki her türlü belanın sorumlusu olarak gördüğü Ortadoğu’nun, İsrail’in İran’ı vurması ve İran’ın buna karşılık vermesiyle yeni bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirtti. Amerika’nın çekimser kalması ve neredeyse tüm dünyanın İsrail’e destek vermesi, hatta Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un dahi bu yönde açıklamalar yapması, İran’ın adım adım “Suriye olma yolunda ilerlediğini” gösteriyor. Bu tablo karşısında Türkiye’nin pozisyonu kritik bir soru işareti oluşturuyor. Sunucuya göre, Türkiye demografik olarak oldukça iyi bir noktada olmasına rağmen, bu potansiyeli kullanmak için “sistematik ve jeopolitik olarak hazır” değil.

Dahası, İsrail füzelerini İran’a gönderdiğinde, bu füzelerin sanki Ankara’ya düşmüş gibi bir etki yarattığı vurgulandı. Türkiye borsası, İran ve İsrail borsalarından bile daha fazla etkilendi, bu durum Türkiye’nin barındırdığı yüksek politik riske işaret ediyor. Sunucu, bu durumu, “saygıyı ve sevgiyi kaybetmiş bir karı-kocanın fındık kabuğunu doldurmayacak meselelerden kavga etmesine” benzeterek, dışarıdan anlamsız görünen bu çatışmaların altında yatan derin sorunlara dikkat çekti.

Ekonomi Çıkmazda: Faiz Politikaları ve Enflasyon Sıkıntısı

Piyasaların 19 Haziran’da beklediği faiz indirimi, İsrail-İran saldırılarıyla rafa kalktı ve zaten kırılgan olan Türk borsalarında ani bir düşüş yaşandı. Türkiye, dünyanın en yüksek faizini vermesine rağmen, “Carry Trader” olarak bilinen sıcak para yatırımcılarını çekmekte zorlanıyor. Goldman Sachs’ın bile Türkiye’deki carry trade piyasalarının her geçen gün daha da kırılgan ve riskli hale geldiğini belirttiği aktarıldı. Bu durum, doğrudan yatırımcı veya tahvil yoluyla ülkeye para çekme konusunda büyük zorluklar yaratıyor. On yıllık devlet tahvil faizinin %35 olması, orta vadede bir iyileşme beklentisinin olmadığını gösteriyor.

Ülkedeki enflasyon ve hayat pahalılığı dramatik boyutlara ulaştı. Brent petrolün 74-75 dolara dayanması, Rusya-Ukrayna savaşı dönemindeki 100 dolar seviyelerine yaklaşması, doğalgaz, elektrik ve petrol maliyetlerini doğrudan artırıyor. Temmuz ayında akaryakıta gelecek %13’lük otomatik ÖTV artışı ise durumu daha da kötüleştirecek. Sunucu, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede balığın bu kadar pahalı olmasının bile yüksek mazot maliyetleri ve geçiş garantili otobanlardan geçen kamyonların vergilerine bağlı olduğunu belirtti.

“Kötü Günler Geride Kaldı” Söylemi Çöktü

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sürekli dile getirdiği “kötü günler geride kaldı” söylemi, sunucu tarafından reddediliyor. Veriler, her sene daha da kötüye gidildiğini gösteriyor. 2022’de %26 olan gayri safi yurt içi hasıla içindeki sanayinin payı 2025 itibarıyla %19,2’ye düşmüş, tarımda da benzer bir gerileme yaşanmış. Mısır üreticisinin yeterince desteklenmemesi ve ülkenin sıfır gümrükle 3,5 milyon ton mısır ithal etmesi, sadece ithalatçıları zenginleştirirken halkın daha pahalıya ürün tüketmesine neden oluyor.

Asgari ücret 22.105 TL iken, açlık sınırı 26.000 TL, yoksulluk sınırı ise 81.000 TL’ye ulaşmış durumda. Bu rakamlar, asgari ücrete acilen zam yapılması gerektiğini ortaya koyuyor. Sunucu, Temmuz 2025’te ENAG enflasyonuna göre asgari ücretin yaklaşık 39.000 TL, Türkiye enflasyonuna göre ise 29.000-30.000 TL’ye çıkması gerektiğini vurguladı. Ancak Meclis’in üç hafta sonra tatile girecek olması, zam ve iyileştirmelerin rafa kalkma ihtimalini güçlendiriyor. Vatandaşın satın alma gücü dibe vurmuş durumda; insanlar geçmişte kasa kasa meyve-sebze aldığı, düğünlerde bilezik taktığı günleri özlüyor.

Halkın Sırtından Kapatılan Açıklar ve Şeffaflık Sorunu

Ülkedeki nüfusun %85’inin, %15’lik refah içindeki kesim için yaşadığı ve çalıştığı belirtiliyor. Dolaylı vergilerin OECD ülkeleri ortalamasının neredeyse iki katı olduğu bir ortamda, sunucu bankadaki mevduat hesapları üzerinden servet vergisi alınması gerektiğini, ancak iktidarın sermayeye dokunmadan açıkları sadece ücretler üzerinden kapatmaya çalıştığını ifade etti.

Türkiye Ekonomisi Çöküşün Eşiğinde: Gizemli Savaşın Ardında Kaybolan Umutlar!

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.