Bulaşıkları daha hızlı ve etkili temizlediğini sandığımız sert yüzeyli süngerler veya bulaşık telleri, aslında cam yüzeyin baş düşmanıdır. Cam, her ne kadar sert bir madde gibi görünse de mikro düzeyde aşınmaya oldukça müsaittir. Sert süngerle yapılan her ovalama işlemi, camda geri dönüşü olmayan kılcal çizikler yaratır. Bu çizikler zamanla birleşerek bardağın tamamen matlaşmasına ve kirli bir görüntü oluşmasına neden olur.
Mutfağınızda yer kazanmak adına bardakları iç içe geçirmek ya da lavabonun içinde kontrolsüzce biriktirmek, sürtünmeye bağlı aşınmaları beraberinde getirir. Özellikle ince cam yapısına sahip ürünlerde, bardakların birbirine her teması cam yüzeyinde darbelere ve çizilmelere yol açar. Bardaklarınızı hem yıkarken hem de dolaba yerleştirirken aralarında mesafe bırakmak, fiziksel yıpranmayı minimuma indirecektir.
Sıcaklık faktörü, camın dayanıklılığını doğrudan etkileyen unsurların başında gelir. Bardakları çok yüksek ısılı suda yıkamak veya bulaşık makinesinden çıkar çıkmaz soğuk suyla temas ettirmek, camın moleküler yapısını zayıflatır. Isıl şok yaşayan cam, dış etkenlere karşı daha savunmasız hale gelir ve çok daha kolay çizilir. Bardaklarınızın parlaklığını korumak için ılık suyla yıkama yapmak en sağlıklı yöntemdir.
Kullandığınız deterjanın gücü, temizlik kalitesini artırsa da camın şeffaflığına zarar verebilir. Çok güçlü kimyasal içeriğe sahip temizleyiciler, cam yüzeyinde korozyona neden olarak bardağın vaktinden önce “yaşlanmasına” yol açar. Berrak bir görünüm için daha yumuşak içerikli ürünler tercih edilmeli ve deterjan artığı kalmaması için durulama işlemine özen gösterilmelidir.



Yorumlar kapalı.