12 Kasım 1999’da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki Düzce depremi ile 23 Nisan 2025’te merkez üssü Silivri olan 6.2’lik depremleri hatırlatan Üşümezsoy, bu bölgeler için daha önce uyarılarda bulunduğunu belirtti. Üşümezsoy, “Herkes Adalar’da büyük yıkım olacak derken, Marmara’da 8 büyüklüğünde deprem olacak derken, ‘Böyle bir şey yok ama fay Düzce’de’ dedim ve Düzce’de 7.2’lik deprem oldu. Bu yüzden herkesin kafasına birinci çekiç çakıldı. Daha sonra 23 Nisan’da bunların hepsi büyük deprem beklerken, adam söylüyor, ‘Fayın bir ucu Silivri’deyken biri Kumburgaz’ın hemen bitişiğinde, Büyükçekmece’ye gelmeyecek’ diyor. Santim santim saymış ve ‘6- 6.5 arasında en fazla’ diyor. 23 Nisan geldi, aynen onu kanıtladı. Ve bu durumda demek ki söylenmiş bir sürü söz, yazılmış kağıtlar, profesörlük yayınlar hepsi çöpe gitti. Yayın ne söyledi ama ne çıktı. Tabiatın ne söylediği önemli. Ben 5 tane kitap yazdım. Bu kitapların hepsinde bunu söylüyordum. Tabiat aynen beni dinledi, ben tabiatla faylarla konuşuyordum ya da tabiat beni dinliyordu” dedi.
Balıkesir’in Sındırgı ilçesindeki hareketlilikle ilgili de uyarılarda bulunduğunu söyleyen Şener Üşümezsoy, “Gece gündüz İzmir derlerken Sındırgı’yı bilmiyordu hiçbiri. Ama bir adam çıktı 23 Nisan’da, ‘Sındırgı’da risk var’ dedi. 1 ay sonra Sındırgı’da oldu. Ve bu durumda bir şeyleri kestirirken oraları görmek lazım. Fayları görmeden bilmeden, MTA’nın veya TPA’nın yaptığı haritalardan dümdüz cetvelle çizilmiş faylar üzerinde deprem senaryosu kuruyorlardı. Ama orada Sındırgı, Simav fayı devam ediyor. Oysaki biz Sındırgı’da ayrı faylar görmüştük. Simav’daki fay iki parça gibiydi. Bir tanesi Demirci’de kırıldı, öbürü kırılmadı. Diğeri Gediz’de kırılmıştı. O zaman bunlara bakarak ‘Sındırgı’da risk var’ diye koyduğum zaman bu gerçekleşti” diye konuştu.
İznik Gölü’ndeki batık Aziz Neophytos Bazilikası’nın keşfini ve alanda yapılan arkeoloji araştırmalarını konu edinen ‘İznik, Batık Gizem’ belgeselinin gösteriminde konuşan Fransız Jeolog Prof. Dr. Julia de Sigoyer’in bazilikanın 1065’te yaşanan büyük depremde zarar gördüğünü tespit ettiklerini açıklayıp, “Yakın zamanda İznik’te büyük bir deprem olma ihtimali var. İznik Gölü’nde aktif bir fay hattı keşfettik” açıklamasının da sorulduğu Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, “Diyorlar ki; 17 Ağustos’ta Sapanca-Gölcük-Yalova-Çınarcık hattında kırılan fay, onu doğruyu söylüyorlar. Ada’ya doğru gitmediğini kabul ediyorlar, İstanbul’a gitmediğini. Aslında böyle aşağı çökerek oluşmuşken, onlar yana atımlı bir fay, Geyve Boğazı, Mekece, İznik ve oradan Gemlik’ten geçen fay hattı Bandırma’ya kadar gidiyor. ‘İşte aynı 17 Ağustos’taki gibi deprem olacak’ temasıyla yola çıkmışlardı. ‘Buradaki fay hattı, bu şekilde yana hareket eden bir fay hattı’ diyorlar. Ama kendi yaptığı sismik verilerde burada çökmenin olduğunu görüyoruz. Burada dağlar yükselmiş, önde de çöken bir kesim var. Ama kesinlikle böyle yanal giden bir fay yok burada. Bu ne demek? Bir 17 Ağustos gibi bir deprem burada olmayacak. Gemlik’te de olmayacak. Ama burada olan ne? 1000 yıl evvel bu aşağı doğru çökmüş. Hemen bunun güneyinde Uludağ 1855’te yükselmiş, o da Uludağ Ovası’nı çökertmiş. Ne Uludağ’ın önünde ne İznik Gölü’nde ne de Gemlik Körfezi’nde böyle yana atımlı bir fay yok.




Yorumlar kapalı.