ABD’de yürütülen büyük çaplı bir çalışma, tereyağının bitki bazlı yağlara kıyasla daha yüksek ölüm riski taşıdığını ortaya koydu. JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan bu araştırmada, 30 yıl boyunca 221 binden fazla kişinin beslenme alışkanlıkları ve sağlık verileri incelendi. Sonuçlar, tereyağının fazla tüketilmesinin ölüm riskini yüzde 15 oranında artırdığına işaret etti. Buna karşılık, bitkisel yağlar tüketen kişilerin ölüm riski yüzde 16 daha düşük çıktı.
Çalışmada tereyağını fazla tüketen bireylerde kalp hastalıkları, kanser ve diğer sağlık sorunlarına bağlı ölüm riski daha yüksek bulunmuş. Uzmanlar, tereyağı yerine bitkisel yağların tercih edilmesinin, ölüm riskini yüzde 17 oranında azaltabileceğini belirtiyor. Brigham and Women’s Hastanesi’nden araştırmacı Yu Zhang, elde edilen verilerin sağlık açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı. Ancak tereyağı ve bitkisel yağlar arasındaki bu farkı anlamak için daha fazla inceleme yapılması gerektiği de belirtiliyor.
Araştırmaya göre, tüm bitkisel yağlar aynı faydayı sağlamıyor. Özellikle zeytinyağı, soya fasulyesi yağı, kolza tohumu ve kanola yağı gibi yağlar kalp hastalıkları ve kanser gibi sağlık risklerinin azalmasıyla ilişkilendirildi. Ancak mısır yağı ve aspir yağı için aynı sonuçlara ulaşılamadı. Bu nedenle, bitkisel yağların da her zaman sağlıklı olmadığı vurgulandı.
Çalışmada, palmiye yağı ve hindistancevizi yağı gibi doymuş yağ oranı yüksek olan bitkisel yağların sağlık üzerindeki etkilerine de değinilmedi. Ancak uzmanlar, bu tür yağların kalp hastalıklarıyla bağlantılı olabileceğini belirtiyor.
Son yıllarda, tohum yağlarının sağlık üzerindeki olumsuz etkileri hakkında pek çok tartışma yapıldı. Mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, üzüm çekirdeği ve pirinç kepeği gibi yağların, tip 2 diyabet ve kalp hastalıklarına yol açabileceği öne sürülse de, bu iddiaların kesin bilimsel verilere dayanmadığı ifade ediliyor. King’s College London’dan Prof. Tom Sanders, sosyal medyada tohum yağlarıyla ilgili çok sayıda yanıltıcı bilgi dolaştığını belirterek, bu araştırmanın ölüm risklerine odaklanarak tartışmaya ışık tuttuğunu söyledi. Ancak bazı sınırlamaların da bulunduğunu ekledi.




Yorumlar kapalı.