Ekonomi 1 yıl önceBürümcekçi’ye göre, son dönemde para politikası kararları, enflasyon görünümünden çok, dolarizasyonla ilgili sıkıntılar ve yurt dışı yerleşiklerin portföy tercihleri nedeniyle bu alanlara odaklanmış durumda. Ekonomiyi dengeye getirecek faiz seviyesi ile tasarrufları dengeye getirecek faiz seviyesi zaman zaman ayrışıyor ve şu an tasarrufların dengelenmesinin öncelik kazandığı bir dönemden geçiliyor. Mevcut politika faizinin (%49) ekonominin genel dengesi açısından riskleri aşağı yönde çeviren, yani potansiyel olarak ekonomiyi yavaşlatan bir oran olduğunu belirten Bürümcekçi, çıktı açığının (büyümenin potansiyeline olan uzaklığı) ilk çeyrek itibarıyla sıfır düzeyinde olduğunu, ancak çizilen senaryolarda bunun negatife döneceğinin görüldüğünü aktardı. Merkez Bankası’nın 2028’e kadar negatife giden bir çıktı açığı projeksiyonu çizmesinin kısa vade için gerçekçi olduğunu ancak uzun vade için Türkiye gerçeklerine uymadığını, bunun 2026 enflasyon hedefi (%12) gibi “long shot” tahminlerle uyumlu kılmak amacıyla yapılmış olabileceğini ifade etti.