Gündem 1 yıl önceBu olaylar zinciri, Çakır’ın ifadesiyle İçişleri Bakanı’nın doğrudan bu taleplerle hareket ettiğini söylemekten öte, “mantalitenin aynı” olduğunu gösteriyor. Leman dergisinin bir karikatürü üzerinden yapılan bu “büyük bir güç gösterisi”nin aslında “çok açık ve net bir şekilde güçsüzlük gösterisi” olduğunu belirtiyor Ruşen Çakır. Zira, tam bir ay önce, 4 Haziran’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “5. dalga” operasyonunda da benzer “utanç verici görüntüler” servis edilmişti. Bu operasyonlarda, ilçe belediye başkanları ve bürokratlar, adeta bir “toplama kampına götürülüyorlarmış gibi esirmiş gibi” hastaneye sevk edilirken kameralara yansımıştı. Cumhuriyet Halk Partisi eski milletvekili Aykut Erdoğdu gibi isimlerin de bu duruma maruz kaldığını belirten Çakır, bu kişilerin birçoğunun tutuklanmış olsa bile beraat etme ihtimali varken suratlarının ve her şeylerinin neden gösterildiğini sorguluyor. Bunun nedeni, Çakır’a göre, “güç gösterisi var çünkü güçsüzlük var”. Açılan davaların ve yürütülen soruşturmaların “zayıf dosyaların içi boş” olduğunu ve bu boşluğu doldurmak için “etkin pişmanlıktan birileri yararlansın ki dosya dolsun” çabalarının olduğunu iddia ediyor. Bu tür operasyonların hukuki zeminden ziyade bir algı yönetimi amacı taşıdığına dair derin şüpheler, Türkiye’nin son dönemdeki hukuk ve adalet tartışmalarında sıkça dile getiriliyor, hatta https://www.avazturk.com gibi platformlarda da bu konulara geniş yer verildiği görülüyor. Çakır, görüntülerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Cumhuriyet tarihinin en büyük organize suç örgütü” dediği algısını yaratmak için kullanıldığını, ancak polisler aradan çıkarıldığında bu kişilerin bir organize suç örgütü gibi durmadığını belirtiyor; “polis kollarında polis olduğu zaman bunlar bu kişiler otomatik olarak suçlu olarak bir algı yaratılıyor” diyor. Türkiye’de çok daha sert suçlamalarla yargılanan kişilerin bile daha insani koşullarda adliyeye sevk edildiği ve görüntülerinin servis edilmediği gerçeği, bu operasyonların özel bir planlamanın ürünü olduğunu gözler önüne seriyor. 30 araç, 90 polis ile devlet gücünün sergilenmesi, bakanlıklar veya emniyet müdürlükleri tarafından “böyle planlanmış” bir gösteri olarak nitelendiriliyor.