Son Yazılar

Polatlı

Polagri 2017 Tarım Fuarı’nın İkincisi Düzenlenecek

Ankara’nın tahıl ambarı Polatlı ilçesinde, POLAGRİ 2017 Polatlı Tarım Ekipmanları Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nın 2’ncisi düzenlenecek.Polatlı Tarım Ekipmanları Gıda ve Hayvancılık Fuarı, Polatlı Ticaret Odası dışında, Polatlı Kaymakamlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Polatlı Ticaret Borsası, Polatlı Ziraat Odası, Polatlı Ziraat Aletleri Odası, Polatlı Organize Sanayi Bölgesi, Polatlı Ticaret Odası Organize Sanayi Bölgesi, S.S. Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi, Polatlı İlçe Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü, Polatlı Muhtarlar Derneği, KOSGEB gibi birçok kurum tarafından destekleniyor. Fuarın organizasyonunu ise geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Zümrüt Fuarcılık üstleniyor. Düzenlenecek olan POLAGRİ 2017 Polatlı Tarım Ekipmanları Gıda ve Hayvancılık Fuarının tarihi belli oldu ve resmi TOBB Fuar rehberinde yer aldı. Polatlı’da birçok kurum ve kuruluşun desteklediği POLAGRİ 2017 Tarım Fuarı 27-30 Nisan 2017 tarihleri arasında Polatlı fuar alanında gerçekleşecek.”KOSGEB desteği tanımladı”Polatlı Ticaret Odası Başkanı Ulvi Sakarya yaptığı açıklamada, “Geçen yıl 30 bin metrekare üzerinde 130 katılımcıyla düzenlediğimiz bu fuarda, beklentimizin üzerinde 65 bin ziyaretçimiz vardı ve yüzde 90’ı tekrar katılacaklarını söylediler. Bu yıl 27-30 Nisan tarihlerinde fuarın 2’ncisini düzenleyeceğiz. Tarım ve hayvancılık fuarı; tarım makinaları, hayvancılıkla ilgili şeyler ve zirai ilaçları içinde barındıran bir fuar. Polatlı tarım yönünde çok gelişmiş bir ilçe, çok ciddi ekilir biçilir arazileri var, çok kaliteli ürün yetiştirmeyi öğrenmiş bir ilçe, çiftçilerimiz tarım girdilerinin tamamına ulaşabilecek, üreticilerimiz de ise burada satışlarını sağlayabilecekler, kendi ürünlerini tanıtabilecekler. Önümüzdeki yıl 3’ünücüsü yapıldığında ise uluslararası nitelik kazanacak bir fuar ve bu yıl KOSGEB desteği de fuarımıza tanımladı. Bu yıl ilçemizde başlayan balon uçuşlarını da fuarımıza entegre edeceğiz bu da Polatlımızın tanıtımına da büyük bir katkı sağlayacaktır. Ve Polatlı tarımda başkent olacak” ifadelerini kullandı.”Ankara’nın hak ettiği bir fuar”Polatlı ve Ankara ekonomisine katkı sağlamak istediklerini vurgulayan Zümrüt Fuarcılık Başkanı Mehmet Ünal ise, “Geçen yıl Polatlı’da Ticaret Odası ve belediyenin öncülüğünde ilkini gerçekleştirdiğimiz Polatlı Tarım Fuarı bu yıl ulusal ve uluslararası nitelikte büyük bir hedefe doğru gidiyor. Bununla ilgili gerek ilçemizdeki tüm bileşenlerle gerekse Ankara ilindeki bileşenlerle daha etkin ve Ankara’nın hak ettiği bir fuar hazırlığı içerisindeyiz. Geçen yıl 130 firmamız fuara katıldı, tabii ki Ankara dışından da katılımcılar oldu. Bu yıl katılanların en az yarısının Ankara dışından ve hatta yurtdışından da katılımcıların yer alması için çalışmalarımız devam ediyor. Geçen yılki fuarın diğer illere yansıması gayet olumlu yönde oldu. Ankara bu yıl Türkiye tarımında ilk üçte yer alan bir ilimiz, Polatlı’da tarımın kalbi diyebiliriz. Fuarda bu yıl Ankara’nın 25 ilçesiyle birlikte 100 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz. Çevre komşu ülkelerin tarım bakanlıklarını da davet ederek burada stant kurmalarını sağlamak için çalışmalar yaparak Polatlı ve Ankara ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz. Bu yönde Ankara’nın bu projeye sahip çıkması ve destek çıkması önem arz ediyor. İnşallah hedefe adım adım yaklaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Polatlı

(Özel Haber) Soğanlar Depolarda Kaldı

Soğan üretiminin yapıldığı Ankara’nın Polatlı ilçesinde çiftçilerin mahsulleri depolarda kaldı.Polatlı ilçesinde çiftçilerin ürettiği soğanlar depolarda kaldı. Sokağa atılan çürümüş soğanlar ise hayvanlara yem oldu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından bu alanda yeterli desteği göremediklerini belirten çiftçiler, pazar yeri temin edilmediğini, artan mazot fiyatlarının olumsuz etkilediğini ve kar elde edemediklerini iddia ederek, Bakanlıktan destek istediler. Böyle giderse soğanların hepsinin çürüyeceğini ve mahsulden kar elde edemedikleri gibi çöpe atılması için hamala da para ödemek zorunda kalacaklarını söyleyen çiftçiler, yaşadıkları zorlukları anlattılar. Başka yapacak işi ve geçim kaynağı olmadığını söyleyen çiftçi Hulusi Çoban, “Türkiye’de şu anki durumda üretici olma da ne olursan ol. Cebimizden çıkan para geri girmiyor. Örneğin bu sene soğan 30-40 kuruş maliyeti var ama 25 kuruşa satamıyoruz. Benim depomda duruyor, şuanda kimse almıyor. Yumurta falan satarak para biriktirip hamal tutarak mahsulleri çöpe attıracağız, geriye yapacak bir şey kalmadı. Bakanlığın bir pazar kurması veya kooperatif kurmasını gerekir ama yok. Çiftçinin elinden tutan yok. Dolar yükseldi, mazota zam diyorlar, iyi güzel de biz ne yapacağız. Benim bu yaştan sonra yapacak bir işim yok ki, esnaflık yapamam, dükkan açamam, alışveriş yapamam. İyi kötü toprakla uğraşıyoruz. Biz uğraşmasak siz ne yiyeceksiniz? Biz buğdayı, soğanı üretmezsek ne yiyeceksiniz? Soğansız yemek yapabilir misiniz, yapılır ama tadı olmaz. Çiftçinin hali perişan. Markette 25 kuruşa alınıp 1 TL’ye satılıyor, köylünün hep zararına gidiyor. Mazot ucuz verilsin köylüye. Denizcilere, gemisi olana veriliyor, bizim de gemimiz bu işte. Ekmek teknemiz bu” ifadelerini kullandı.”Ektiğimizin hepsi zarar”Çiftçi Hidayet Kökçesöz ise, bu yıl satabilenlerin zararına sattığını, satamayanların da atacağını dile getirdi. “Biz çiftçiyiz mecbur ekiyoruz, sonunda ne olacağını bilmiyoruz. Bakanlığın da bir desteğini göremiyoruz. Bu mahsuller çürüdüğünde biz parasıyla çöpe attırıyoruz” diyen Kökçesöz, yaşadıkları zorlukları ifade etti.Soğandan hiçbir gelir elde edemediklerini söyleyen çiftçi Galip Gezer de, soğanı ektiklerini ama hiçbir zaman kar elde edemediklerini, toptancının kazandığını, ekicinin hiçbir zaman para kazanmadığını vurguladı. “Biz toptancıya çalışıyoruz, ektiğimizin hepsi zarar” diyen Gezer, çiftçinin hiçbir zaman istediğini alamadığını, ürünü ekip, kaldırıp depoya koyduklarını ve sonra depoda soğanların filizlenip yarısını çöpe attıklarını ve en az 700 TL zararları olduğunu söyledi.

Nallıhan

Nallıhanlı Girişimciler Sertifikalarını Aldı

Ankara Kalkınma Ajansı ile KOSGEB işbirliğinde TOSYÖV’ün desteklediği 30 kişi, “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri” sertifikasını aldı.Ankara Kalkınma Ajansı ile KOSGEB işbirliğinde TOSYÖV’ün eğitici desteği ile Nallıhan ilçesinde yapılan “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri”ni tamamlayan 30 kişiye sertifikaları verildi. 1 Şubat 2017 tarihinde Nallıhan Kaymakamlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen sertifika törenine Nallıhan Kaymakamı Ferhat Özen, Ankara Kalkınma Ajansı İş Geliştirme ve Strateji Birim Başkanı Dr. Coşkun Şerefoğlu ve kursiyerler katıldı. Sertifika almaya hak kazanan girişimciler, sertifikalarını Nallıhan Kaymakamı A. Ferhat Özen ve Ankara Kalkınma Ajansı İş Geliştirme ve Strateji Birim Başkanı Dr. Coşkun Şerefoğlu’nun elinden aldılar.Törende konuşan Kaymakam Özen, kursiyerleri tebrik edip, iş hayatlarında başarılar diledi.Ankara Kalkınma Ajansı İş Geliştirme ve Strateji Birim Başkanı Coşkun Şerefoğlu da, girişimciliğin alt bölgelerin sosyo- ekonomik gelişmişliğinde önemli bir paya sahip olduğunu kaydetti. Şerefoğlu, Ankara Kalkınma Ajansı olarak bölge içi dengesizlikleri giderme konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini, beşeri sermayenin bölgesel kalkınmada ne denli önemli bir role sahip olduklarının farkında olduklarını belirtti. Şerefoğlu, ilerleyen süreçte bu tür eğitimlerin hem nicelik hem de nitelik olarak artacağını vurguladı.

Nallıhan

350 Ankara: Yeni Termik Santral Yılda 4 Milyon Ton Karbondioksit Yayacak

İstanbul, 2 Şubat
İklim konusuna eğilen 350 Ankara oluşumu, yapılması planlanan santral ile ilgili bir basın bildirisi yayınladı. Yayınlanan bildiride:

Polatlı

Ruanda Büyükelçisi Polatlı Ticaret Odasını Ziyaret Etti

Ruanda Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza Polatlı Ticaret Odası’na ziyarette bulundu.Polatlı Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Sakarya, Meclis Başkanı Erol Ünal ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliği yaptığı ziyarette; Ruanda Büyükelçisi Polatlılı iş adamları ile işbirliği yapma konusunda görüşme yaptılar.Afrika’nın her bir ülkesinin keşfedilmeyi bekleyen eşsiz birer hazine olduğun söyleyen Sakarya, “Afrika’nın en güçlü ekonomileri arasında Ruanda dikkat çekiyor. İthalatına baktığımızda tahıl ürünleri başta olmak üzere elektrikli makina, makina aksam ve parçaları, motorlu taşıtlar, yedek parça, demir-çelik ve ecza ürünlerinin başı çektiğini görürken İhracat ürünü ise kahve ve çay olarak öne çıkıyor. Ülkemizin 2015 yılında Ruanda ile ticareti 40 milyon dolara ulaştı. Ancak bu, olması gereken düzeyin çok altında. Bizler Polatlı’ lı işadamları olarak, ticaretimizi arttırmak için daha çok çalışmalıyız. Çünkü hem Ruanda hem de Polatlı daha fazlasını gerçekleştirebilecek potansiyele sahip” dedi.İki ülke arasında atılması gereken adımlar olduğunu da vurgulayan Sakarya, “Vize Muafiyeti, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması, Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve tabii ki Serbest Ticaret Anlaşmaları da bir an önce imzalanarak ticari ilişkilerimizin hukuki altyapısını tamamlamalıyız, şunun da altını çizmek isterim ki, bizler her anlamda yanınızda olmaya ve İkili ticari ilişkilerin daha iyi seviyelere gelmesi adına Polatlı Ticaret Odası yönetimi ve üyeleri olarak işbirliğine hazırız” ifadelerini kullandı.Ruanda Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza ise; Polatlı Organize Sanayi Bölgesi, Kalori Isı Sistemleri LtdŞti,Barış Makine ve Sai Tekstil Sanayi firmalarını ziyaret ettikten sonra “Gerçekleştirdiğimiz ziyarette daha fazla bir araya gelmemiz gerektiğini gördük. Polatlı iş dünyasıyla Ruanda iş dünyası arasında daha iyi bir iletişim sağlayabiliriz. Zira, birbirimizi tanımazsak iş yapamayız” değerlendirmesini yaptı.Ruanda’nın çok fazla ithalata bağımlı olduğuna dikkat çeken Nkurunziza şunlarısöyledi: “Burada size bir fırsat çıkıyor. Çünkü Polatlı araştırmalarıma ve gözlemlediğime göre ülkenin tahıl ve şeker pancarı ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Biz ayakkabıdan mobilya ve cam ürünlerine kadar Türkiye’den gelen hemen hemen her şeyi Dubai üzerinden ülkemize sokuyoruz. Bu da maliyetleri arttırıyor. Doğrudan ticaret yaparak aracıları ortadan kaldıralım. Böylece hem siz hem de biz avantaj elde ederiz.”Geçen yıl ithal ettikleri ürünler arasında ayakkabının da bulunduğunu açıklayan Nkurunziza, şunları söyledi:”Ruanda yurt dışından geçtiğimiz yıl 70 milyon dolarlık hazır giyim satın aldı. Sizde Ruanda’ya bir şey satabilirsiniz. Ama ticaret adil olmalı. Ruanda ile Türkiye arasında 40 milyon dolarlık ticaret var. Sadece Türkiye ihracat yapmış. Sizler de özellikle Ruanda’dan kahve ve gıda ürünleri alabilirsiniz. Önümüzdeki yıl Ruanda’da Polatlı Ticaret Odası iş adamı heyetini ağırlamak istiyorum. Polatlı gelişmiş bir sanayiye sahip ve Aynı zamanda tarım şehri. Ruanda da bir tarım şehri. İşbirliklerimizi bu alanda artırabiliriz. Ayrıca tarım makinaları sektörünüz çok gelişmiş. Bu alanda da işbirliğimizi geliştirmek istiyoruz. Bizler ticaret oranlarını arttırabiliriz. Örneğin buğday ithalatını sizlerle gerçekleştirebiliriz. Yani sizinle çok fazla iş yapma imkanımız var. Ama Ruanda’da bunları sizin ürettiğiniz bile bilinmiyor. İnşaat alanında da yapılacak konutlar kamu binaları bulunuyor. Bunları da sizlerle yapabiliriz. Burada neler yapıldığını görüp daha fazla işbirliği içerisinde olmayı sağlamalıyız. Türkiye’nin ticaretini geliştirmeyi istediğini biliyoruz. Biz Afrika’nın göbeğinde yer alıyoruz. Çok küçük bir ülke olmamıza rağmen sınırlarımız birçok ülkeyle kesişiyor. Sizin ticaret anlamında pazar ihtiyacına karşılık verebileceğimizi düşünüyoruz. Gelin birlikte iş yapalım.”Tanıma aşamasını geçtik sıra işbirliğindeBugünkü ziyarette ikili ilişkilerin geliştirmesinin önemli olduğunu kaydeden Sakarya, “Bu ziyaretlerde belli somut, işbirliği konularında bir çalışma olabilirse bizde onları desteklemek isteriz elimizden geldiği kadar. Birbirimizi tanıma aşamasını geçtik, bir ileri aşamada somut işbirliği konuları bulunup bunun üzerine çalışmamız lazım” ifadelerini kullandı.Temmuz ayında Ruanda’da yapılacak olan fuara PTO üyelerini davet eden Büyükelçi Polatlı Tarım Fuarında’da yer alacağını sözlerine ekledi ve yine önümüzdeki günlerde Polatlı’da bir çalıştay düzenlenmesi konusunda fikir birliği sağlandı. (HK -GD)

Polatlı

Setbir Başkanı Tezel, Süt Ve Kırmızı Et Sektörlerinin 2017 Hedeflerini Açıkladı

SETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, süt ve kırmızı et sektörlerini değerlendirdi. Tezel, sektörü rahatlatacak açıklamalarda bulundu.Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, İHA’ya özel süt ve kırmızı et sektörlerinde 2016 yılı değerlendirmesi ve 2017 yılı beklentilerini açıkladı. Türkiye’de 2015 yılında, inek-koyun-keçi-manda olmak üzere toplam 18,65 milyon ton çiğ süt üretildiğini söyleyen Tezel, 2014 yılındaki 18,63 milyon tonluk üretim ile karşılaştırıldığında, 2015 yılında yüzde 0,1 oranında bir artış olduğu görüldüğünü belirtti.2016 yılının ilk 10 ayında ise işletmeler tarafından toplanan inek sütü miktarının 7,75 milyon ton olduğunu kaydeden Tezel, “2015 yılının ilk 10 ayı ile karşılaştırıldığında (7,53 milyon ton), bu miktarda yüzde 3 oranında artış sağlandığı görülmekte. Bu artıştan hareketle, üretilen inek sütü miktarında da yüzde 3’lük bir artış olacağını öngörüyor. Dolayısıyla 2016 yılında üretilen toplam çiğ süt miktarının, kayıt içi ve kayıt dışı bir arada olmak üzere, toplam yaklaşık 19 milyon ton olacağını düşünüyoruz” dedi.Süt sektörü için 2016 yılının hayli zor geçtiğini belirten Tezel, “2014 yılında canlanan süt sektörü ihracatı, 2015 yılında, gerek Rusya’nın süt ve süt ürünleri de dahil bazı gıda ürünlerine ambargo koyması, gerek ise Avrupa Birliği’nde (AB) süt kotalarının kalkması sonucu dünya süt ürünleri fiyatlarının düşmesiyle birlikte hayli büyük düşüşler yaşadı. 2014 yılında 347 milyon dolarlık süt ve süt ürünleri ihracatı yapılmışken, bu değer 2015 yılında % 20 azalarak 271 milyona düştü. 2016 yılında ise bir miktar toparlanma yaşanarak, ilk 10 aydaki ihracatımız 272 milyon dolara çıktı. Bu yıl Et ve Süt Kurumu (ESK), et ve süt sektöründe müdahalede bulundu. Süt sektörüne müdahale, üreticiden süt alarak süt tozu yaptırmak şeklinde oldu. Bu kapsamda SETBİR olarak talebimiz, öncelikle çiğ süt arzının talebin üzerine çıktığı dönemlerde, ESK’nın müdahale alımlarını, Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından belirlenmiş çiğ süt fiyatından alım yapan sanayicilerden, rayiç süt tozu fiyatları ile süt tozu alarak yapmasıdır” açıklamasında bulundu.”Süt ürünleri fiyatları 2016 yılına göre daha yüksek olacak”SETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, süt sektöründe 2017 yılında bir regülasyon ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Depolama desteği, sütte arz fazlasının oluştuğu dönemlerde regülasyonun sağlanmasını teşvik edebilecektir. Böylelikle süt tozu yapma veya yaptırma imkânı olmayan imalatçıların peynir ve çeşitleri gibi stoklanabilir ürünlerinde depolama desteği alması üreticinin elinde sütün kalmasını önleyecek, hayvan kesilmesinin önünü kapatacak, üreticinin hevesinin kırılmasına meydan vermeyecektir. 2015 yılında düşen dünya çiğ süt fiyatları 2016 yılında da bazı ülkelerde düşük kalmaya devam etti. Bazı ülkelerde ise bir miktar toparlanma gösterdi. 2017 yılında dünya süt fiyatlarının, dolayısıyla süt ürünleri fiyatlarının 2016 yılına göre daha yüksek olacağı öngörülüyor. AB’de de süt üretiminin azaltılması yönünde verilen desteklemelere bağlı olarak süt üretiminin artmayacağı tahmin ediliyor. Küresel stokların yüksek olması da üretimi etkileyen önemli faktörlerden biri” dedi.Türkiye’de ise artan dünya fiyatları ile bağlantılı olarak ihracatta rekabet gücünün artmaya başlaması ile sektörde bir miktar toparlanma olacağı öngörüsünde bulunan Tezel, “Bu kapsamda dış pazarda yeni kapılar açmak, yeni imkânlar oluşturmak önceliğimiz olmalı. Ancak bu sayede kısa vadede süt tüketimini artırma yönünde adım atabiliriz. Ülkemizde çiğ süt, artık bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kalite değerleri ile fiyatlandırılmalı. Örneğin AB ülkelerinde bir litre çiğ inek sütü için baz kriter, yağ için yüzde 4,2, protein için yüzde 3,4’tür. Uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için, öncelikle çiğ süt kaliteleri rekabetçi düzeye çıkarılmalıdır. Aralık 2016’da USK tarafından belirlenen çiğ süt referans fiyatı, ülkemizde ilk defa kalite kriterleriyle birlikte belirlenmiş olup, yüzde 3,5 yağ, yüzde 3,1 protein değerine sahip çiğ inek sütü için belirlenen referans fiyatı 1,21 TL/litre olmuştur. Bu belirleme her ne kadar AB değerleri ile mukayese edildiğinde düşük kalsa da, ülkemizde ilk defa bu şekilde referans fiyatının belirleniyor olmasını, çiğ sütümüzün gelecekte iyileşmesi bakımından bir adım olarak nitelendiriyor, AB standartlarına ulaşmayı ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.”2016 yılı toplam kırmızı et üretiminin 1,3 milyon ton civarında olmasını öngörüyoruz”Kırmızı et üretimi 2015 yılında 1 milyon 149 bin ton, 2016 yılının ilk üç çeyreğinde ise toplamda 902 bin ton olarak gerçekleştirildiğini kaydeden Tezel, bu miktarda 2015 yılı ilk üç çeyreğine göre yüzde 6’lık bir artış olduğu görüldüğünü söyledi. Bu kapsamda 2016 yılı toplam kırmızı et üretiminin 1,3 milyon ton civarında olmasını öngörüsünde buluna SETBİR Başkanı, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan Tüketici Fiyatları Endeksi’ne göre dana eti fiyatı, 2015 yılının ilk 10 ayı ile 2016 yılının ilk 10 ayı kıyaslandığında yüzde 8,34 oranında, koyun eti fiyatı ise yüzde 14,8 oranında yükseldi. Bu endekste kapsanan maddelerin fiyatları, tüm vergileri içeren depozito hariç perakende fiyatlar. Kırmızı et maliyetlerimizin ve buna bağlı oluşan piyasa fiyatlarının dünya fiyatlarına göre yüksek ve rekabetten uzak olması nedeniyle kırmızı et ve ürünleri ihracatımız maalesef çok düşük, neredeyse yok seviyesinde. Ancak sosis başta olmak üzere bazı et ürünlerinin 2015 yılında ihracat miktarı yaklaşık 12 bin ton (20 milyon dolar) oldu, 2016 yılının ilk 10 ayında ise 5,7 bin ton (10 milyon dolar) ihracat yapıldı. Bu ihracatın büyük kısmı Ortadoğu ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerine gerçekleşti” dedi.Tezel sözlerine şöyle devam etti: “Şubat 2016’da ESK’nin sıfır gümrük vergisi ile kırmızı et ithalatı yapmasına ilişkin karar yayınlandı. Mayıs 2016’da ise ESK ve TİGEM’in belirli sınırlar dahilinde canlı büyükbaş ve küçükbaş ithalatını sıfır gümrük vergisi ile yapmalarına ilişkin karar yürürlüğe girdi. Aynı karar ile özel sektörün canlı hayvan ithalatındaki gümrük vergisi oranı yüzde 60’a çıkarıldı. Kasım 2016’da yayınlanan karar ile de ESK’nin yıl sonuna kadar ithal edeceği canlı hayvan sayısı 400 binden 500 bine yükseltildi. ESK’nin 29 Ekim 2016 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, bugüne kadar ESK tarafından yurt dışından 75 bin baş besilik sığır, 22 bin 800 baş kesimlik sığır olmak üzere toplam 97 bin 800 baş canlı hayvan ithalatı gerçekleştirildiği ve 2016 yılı sonuna kadar toplam 424 bin baş canlı hayvan ithalatı planladığı açıklandı”.Resmi Gazete’nin 2016 yılının son günü olan 31 Aralık’ta yayınlanan sayısında ’İthalat Rejimi Kararına Ek Karar’ ile besilik sığır ithalatı için yüzde 60 olan vergi oranı yüzde 10’a düşürüldüğünü kaydeden Tezel, “Aynı zamanda ESK’ye de sıfır gümrük vergisi ile 2017 yılı sonuna kadar 500 bin besilik dana ithalat yetkisi verildi. Besilik hayvan ithalatının ESK üzerinden yapılması, özellikle küçük miktarda besilik dana ithal etmek isteyen besicilerimiz için büyük bir avantaj sağlıyor. Ancak ’500 baş ve üzerinde’ besilik dana getirmek isteyen ve belli bir kapasitenin üzerinde bulunan besicilerin kendilerinin besilik dana ithal etmesine izin verilmesi gerekiyor. Diğer besiciler için de ESK besilik dana getirerek dengeleri korumuş olur. Bu uygulama hem verimlilik açısından hem de sektörümüz ve bakanlığımız açısından uygulama kolaylığı da oluşturur” ifadelerini kullandı.Milli tarım projesiSETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, yaptığı değerlendirmede 2016 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan ’Milli Tarım Projesi’ne 2017 yılında uygulamaya geçeceğinden dolayı ayrı bir yer vererek, milli tarım projesinin Türkiye’de tarımı ve hayvancılığı geliştirip kalkındıracağını, üreticileri refaha kavuşturarak, vatandaşları daha besleyici ve hesaplı gıda ile buluşturacağını belirterek son yılların en önemli projesi olduğunu olarak değerlendirdi.Milli tarım projesi ile 941 havza ortaya çıkarıldığının altını çizen Tezel, “Bu havzalarda hangi ürünlerin yetişeceği, pamuk, zeytin, arpa, yulaf ve yem bitkilerinin nerede daha iyi yetişeceği, su ihtiyacı gibi kriterler değerlendirilerek 19 stratejik ürün belirlendi. Bu ürünlerin hangi havzada daha verimli yetişeceği, daha az maliyetle yetiştirilebileceği amacıyla hesaplamalar yapılarak havza bazlı destekler ortaya çıktı. Bu kapsamda buğday ve yem bitkileri, tüm havzalarda desteklenecek ürünler kapsamına alındı. Milli Tarım Projesi’nin ikinci bölümü hayvancılıkta verimi artırmayı ve köklü değişiklikler yapmayı hedefliyor. Proje 25 ilde mera hayvancılığı yetiştirici bölgeleri oluşturuyor. Bu 25 il, toplam mera varlığımızın yüzde 52,6’sını, büyükbaş hayvan varlığımızın yüzde 32’sini kapsıyor. Proje ile 25 ilde tüm aşıları yapılmış, dört ayını doldurmuş buzağılara 750 lira destek verilecek, ahır-ağıl yapımının yüzde 50’si de desteklenecek. Ayrıca 32 ilde damızlık düve üretim merkezleri, 23 ilde damızlık koç ve teke üretim merkezleri, 8 ilde damızlık manda üretim merkezleri kurulacak” dedi.Türkiye’de hayvancılığın en önemli sorunlarından olan hayvan hastalıklarının önlenmesi de Milli Tarım Projesi’nin hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Tarık Tezel, kademeli olarak Türkiye’nin tamamının şap hastalığından ari hale getirileceğini; Afyonkarahisar, Amasya, Polatlı-Ankara ve Kapıkule-Edirne’de hayvan kontrol ve dinlendirme istasyonları kurulacağını bildirdi.Tezel, bu kapsamda projenin, gerek hayvan hastalıkları ve hayvansal üretim konusunda, gerek ise havza bazlı tarımsal üretim kapsamında, çok büyük bir iyileşmeyi müjdelediğini belirterek, önümüzdeki iki yıl içinde bu projenin meyvelerinin görüleceğini ve belirtilen sorunların büyük oranda çözümleneceğini düşündüğünü kaydetti.

Polatlı

Başkent’te Akaryakıt Kaçakçıları Suçüstü Yakalandı

Başkent’te polisin gerçekleştirdiği operasyonda, bir tır ve çekicinin deposundan akaryakıt amaçlı hidrolik sistem yağı dolumu yapan 2 kişi yakalandı.Edinilen bilgiye göre, Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince akaryakıt kaçakçılığını önlemeye yönelik çalışmalar kapsamında 25 Ocak 2017 Çarşamba günü saat 14.40’ta Polatlı ilçesi Esentepe Mahallesi’nde operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda bir çekici ve tırın yakıt deposuna santrifüj motorlu düzenek ile akaryakıt amaçlı hidrolik sistem yağı dolumu yapan iş yeri sahibi M.Ç. ile tır şoförü E.Ç. suçüstü yakalandı. Yapılan aramada toplam 10 bin 965 litre hidrolik sistem yağı ürün, dolum işleminde kullanılan santrifüj, santrifüj motorlu düzenek ve 5 metre hortum ele geçirildi. Şüpheli M.Ç. ve E.Ç., yapılan işlemlerin ardından Polatlı Cumhuriyet Savcılığına teslim edildi.

Polatlı

Tmo Borsada 10 Yıl Sonra İlk Kez Buğday Satacak

TMO, ticaret borsalarında buğday satışına yeniden başlayacak.Şubat ayında başlayacak olan buğday satışları borsanın elektronik satış salonuna yapılacak. Bandırma Ticaret Borsası yetkilileri, bahse konu uygulamanın piyasaları tanzim edeceğini belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, 10 yıl sonra bu uygulamayı Bandırma Ticaret Borsası’nda tekrar başlatacağı için teşekkürü hak ediyor. Eskişehir, Polatlı, Konya, Bandırma ve Çorum ticaret borsalarının satış salonlarında toplam 25 bin 233 ton buğday satılacak. Borsamızda 5 bin ton buğday satılacak” dedi.

Polatlı

Darbecilerin Yargılanacağı Duruşma Salonunun Yapımında Sona Gelindi

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin yargılamaların yapılacağı Sincan Cezaevi’ndeki duruşma salonu inşaatında sona gelindi.FETÖ’nün 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde Ankara’da yaşanan olaylara ilişkin yargılamaların yapılacağı Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunun inşaatı 2 Ağustos 2016 tarihinde başlamıştı. Tutuklu sanıkların sayısının fazla olmasından dolayı yapım çalışmalarına başlanılan salonun 15 gün içinde bitmesi bekleniyor. Polatlı’daki olaylara ilişkin açılan davanın 27 Şubat’ta bu salonda görülmesi bekleniyor.12 bin 500 metrekarelik alana sahip Türkiye’nin en büyük duruşma salonu, 730 sanık, 600 avukat, 154 izleyici ve 84 basın mensubu olmak üzere bin 568 kişilik kapasiteye sahip. Duruşma salonu, davaların rahatlıkla yürütülüp izlenebileceği ses/görüntü sistemleri ve elektronik güvenlik sistemleriyle donatıldı.

Polatlı

Sungurlu’da Yangın

Çorum’un Sungurlu ilçesinde bir evde çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.Edinilen bilgiye göre Örnekevler Mahallesi Küçük Polatlı yolu üzerinde bulunan Ömer Yeniçeri’ya ait evde gece bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Ev sahibinin itfaiyeye haber vermesi üzerine kısa sürede olay yerine gelen İtfaiye ekipleri yoğun uğraşları sonucu yangın kontrol altına aldı.Yangın sonucu evde maddi hasar meydana geldi. Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yılmaz’da yangını haber alır almaz olay yerine giderek konu hakkında bilgi alarak söndürme çalışmaları izledi

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.