Uçum, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda atılacak hukuki adımların tek, geçici ve özel bir kanunla düzenlenmesinin, süreci en sağlıklı şekilde yürütecek yöntem olduğunu belirtti. Meclis’te kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini ifade eden Uçum, geçiş sürecinin TBMM’deki işleyişine dair şu adımları sıraladı:
‘Önce Komisyonda hukuk politikası öneren raporun hazırlanması. Raporun TBMM Başkanlığına sunulması. Rapora dayanılarak geçiş süreci kanununa ilişkin teklifin hazırlanması. Teklifin Meclis Başkanlığına sunulması. Teklifin yasalaştırma sürecine girmesi. TBMM’nin teklifi kanun olarak kabul etmesi. Kanunun, Cumhurbaşkanımız tarafından uygun bulunması halinde resmi gazetede yayınlanması.’
Uçum, Türkiye’nin artık bu süreci geride bırakacak bir noktada olmadığını vurguladı. Yazısında, “Terörsüz Türkiye’ye geçişi sağlayacak şartlar oluşmuştur. Türkiye’nin gelinen aşamadan geriye dönmesi artık mümkün değildir. Sonuç olarak endişeli değil çok umutlu olmamız gereken tarihi bir dönemdeyiz. Ortak umudumuz ortak geleceğimizin harcıdır” ifadelerine yer verdi.
Uçum, geçiş sürecine dair toplumsal kaygılara da değinerek, bu sürecin anayasaya ve milli birlik ilkesine aykırı bir içerik taşımayacağını, tüm aşamaların TBMM’nin açık ve şeffaf iradesiyle yürütüleceğini ifade etti. “Milli bütünlüğe zarar gelmemesi” yönündeki beklentilerin haklı olduğunu vurgulayan Uçum, bu süreçte milletin tüm hassasiyetlerinin gözetileceğini belirtti.
Uçum, münfesih terör örgütüyle bağlantılı kişi ve grupların sürece dahil edilmesine dair kriterlerin TBMM tarafından adaletli bir şekilde belirleneceğine dair güvenin altını çizdi. “Bütünleşmeye zarar verecek hiçbir unsurun” sürece dahil edilmeyeceğini ve toplumun ortak hassasiyetlerinin dikkate alınacağını vurguladı.
Uçum’un yazısı şu şekilde:



