Ekonomi 1 yıl önceEkonomik belirsizliğin yanı sıra, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi kriz de durumu içinden çıkılmaz hale getiriyor. Emrah Lafçı, uzun yıllardır bu kadar politik problemin ön planda olduğu bir kriz hatırlamadığını belirterek, “Bu sorunlar çözülürse ki o da yakın zamanda çok mümkün gözükmüyor, ekonomi o zaman biraz düzlüğe çıkabilir” dedi. Bütçe konusunda ise durumun “kötü” hatta “ucube” olarak tanımlanması, mevcut sistemin paraya yetişemediğini gösteriyor. Mehmet Şimşek’in çabalarına rağmen, mal ve hizmet alımlarının geçen yıla göre %52 artması, sadece uçak kiralamalarına 2.3 milyar lira harcanması gibi veriler, tasarruf söylemlerinin aksine bütçe üzerindeki baskının ne denli büyük olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, faiz oranlarının çok yüksek olması, kamunun ödediği faizin toplam bütçe giderleri içindeki payını iyice artırmış durumda. Son dönemdeki stopaj artışları (%15’ten %17.5’e yükselmesi) ise, bütçe konusunda ne kadar çaresiz kalındığını gözler önüne seriyor ve TL’den kaçışı hızlandırabilecek riskli bir adım olarak değerlendiriliyor. Tüm bu gelişmelerin ortasında, Adalet Bakanı’nın ağzından dökülen “Türkiye bir hukuk devletidir, yargı bağımsızdır” sözlerini ironik bir şekilde tekrarlayan Murat Muratoğlu, CHP davasının (“8 Eylül kararı”) tam bir “oyun değiştirici” (game changer) olduğunu ve piyasaların üzerinde sallandırılan bir “demokrasinin kılıcı” gibi durduğunu ifade etti. Emrah Lafçı da bu siyasi krizin “sürgit” olduğunu ve nerede sona ereceğinin öngörülemediğini belirtirken, piyasaların bu belirsizlik ortamında pek bir yere gitmediğini ekledi. Türkiye’deki tüm bu kritik gelişmeler ve daha fazlası hakkında güncel ve derinlemesine analizler için https://www.avazturk.com adresini ziyaret edebilirsiniz.