TCMB’den Değişmeyen Hedef Ama Artan Risk Algısı
Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon hedefini güncellemedi ve 2025 sonu için yüzde 24, 2026 içinse yüzde 12 tahminini korudu. Peki, TÜİK’e göre bile yüzde 38’lerde, hissedilenin ise çok daha yüksek seviyelerde olduğu bir ortamda bu nasıl mümkün oldu? Başkan Karahan’ın açıklamasına göre, döviz kurundaki artış ve zirai don nedeniyle gıda fiyatlarındaki yükseliş gibi riskler ile küresel talep düşüşünün enerji maliyetlerini azaltması ve politika faizinin yükseltilmiş olması gibi olumlu faktörler birbirini dengeledi. Bu nedenle genel enflasyon tahmininde değişikliğe gidilmediği ifade edildi.
Ancak, “sofraları, bütçeleri etkileyebilecek” koca bir “ama” vardı sunumda. Başkan Karahan, don etkisinin gıda enflasyon tahminini yüzde 24.5’ten yüzde 26’ya yükselttiğini duyurdu. Bu, çarşı pazarda enflasyonun yaz aylarında normalde mevsimsellikle sakinleşmesi beklenirken ne yazık ki artacağına işaret ediyor. Kısacası, hava koşulları bile enflasyonla mücadeleye destek değil, köstek oluyor.
Yüksek Faiz Tek Silah mı?
Sunumdan net anlaşılan bir diğer nokta ise enflasyonla mücadelede “elimizdeki tek silah yüksek faiz” algısının devam etmesi. Merkez Bankası, “ihtiyatlı sıkı duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz” diyerek sıkı para politikasına devam mesajını güçlendirdi. Faiz indirimi konusunda “acele etmeyeceklerini”, “faiz indirme hayalleri kurmayın” anlamına gelen mesajlar verdiklerini ve “her an aksilikler çıkabilir” riskine dikkat çektiklerini görüyoruz. Uzmanların bir kısmı faiz indiriminin en erken 11 Eylül’de olacağını bile düşünüyor. Politika faizinin sınırlayıcı seviyelerde kalmaya devam edeceği vurgulandı.
Peki, gevşeme gündemde mi? Başkan, “veri odaklı gideceğiz” diyerek hemen bir gevşeme beklemenin mümkün olmadığını ima etti. Kredi limitleri devredeyken ve faizler yüksekken sıkılaşmanın tam boyutunu ölçmenin zor olduğunu belirten Başkan Yardımcısı, faizleri aşağı indirirken limitlere dokunmamak veya faizleri yüksek tutarken limitleri biraz gevşetmek gibi opsiyonların olduğunu söyledi. Ancak mevcut durumda kredi faizlerinin yüksek kalmaya devam edeceği de net bir şekilde ifade edildi.
Döviz Kuru Hassasiyeti ve 19 Mart Gizemi
Piyasalarda merak edilen konulardan biri de kur hassasiyetiydi. Toplantıda 19 Mart’ta yaşanan kur sıçraması gündeme geldi. Başkan, bu atağın yurt dışı kaynaklı olduğunu, yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonlarını kapatıp gitmelerini kastettiğini söyledi. Hatta Türkiye’den para çıkışının asıl nedeninin 19 Mart değil, 2 Nisan’da başlayan Trump tarifeleri olduğunu iddia etmesi dikkat çekiciydi. 19 Mart öncesi 36.60 TL olan dolar kurunun, sunum günü 38.90-39 TL seviyesinde olması, 2 aylık yükselişin %6 civarında olduğunu ve “enflasyon kadar” bir artış yaşandığını gösterse de, 19 Mart’ta yaşanan 23 milyar dolarlık döviz talebi gibi risklerin yaşandığı biliniyor. Geleceğe yönelik olarak ise kurun enflasyona geçişkenliğinin eskisi kadar yüksek olmayacağı, yüzde 35 ila 40 olarak hesapladıkları belirtildi. Merkez Bankası’nın yeterli rezerve sahip olduğu ve piyasa koşulları el verdikçe rezerv biriktirmeyi düşündüğü ifade edilse de, kurda “kırmızı çizginin” nerede olduğu veya hangi seviyede yeniden rezerve müdahale edileceği soruları yanıtsız kaldı. Piyasa verilerine göre TCMB’nin rezerv seviyesine bakarak faiz kararı almadığı mesajı da önemliydi.
Enflasyon Rakamları ve Gelecek Beklentileri
İlk 4 aylık enflasyonun yüzde 13.36 olduğu ve yılın bitmesine kalan 8 ayda Merkez Bankası’nın yüzde 24 hedefini tutturması için aylık ortalama yüzde 1.95 enflasyon görülmesi gerektiği hesabı yapıldı. Ancak geçmiş aylardaki (Nisan %3, Mart %2.46, Şubat %2.27, Ocak %5) rakamlar bu hedefin ne kadar zorlayıcı olduğunu gösteriyor. Yaz aylarında turizm talebi ve iç tüketimdeki canlanma, don nedeniyle yaş meyve sebze fiyatlarındaki yükseliş beklentisi, bütçe açığının yüksek olması nedeniyle muhtemel vergi artışları ve kışa doğru giyim, eğitim gibi kalemlerdeki zamlar, enflasyonun bir-iki ay bile yüzde 2’nin altına inmesinin şaşırtıcı olacağını gösteriyor. Kısacası, enflasyon sürecinin devam edeceği beklentisi güçleniyor.
Asgari Ücrete Ara Zam ve İşsizlik Tartışması




Yorumlar kapalı.